2026 Venedik Film Festivali Günlüğü #2: Neler İzledik?

Festival maratonunda 2. yazı. Yılın en büyük bombalarından biri de burada… Venedik Film Festivali hem sürprizler hem de hayal kırıklıkları ile devam ediyor. Ben de günlüklerimi yetiştirmeye çalışıyorum bir taraftan. Lafı çok uzatmadan filmlere geçelim dilerseniz…

Possible Love
Güney Kore sinemasının usta ismi Lee Chang-dong’un tam 8 yıl aradan sonra Ana Yarışma seçkisinde izleyiciyle buluşan yapımı, Jeon Do-yeon ve Sul Kyung-gu’nun muazzam performanslarıyla ŞOV yapıyor adeta. Odak noktasında 4 karakter var. İşten çıkarılan ve grev sırasında polisten ağır darbe alıp yaralanan bir işçi (Sul Kyung-gu) ve eşi Mi-ok (Jeon Do-yeon) ile işten çıkarmalar hakkında bağımsız bir belgesel çeken zengin yönetmen Ye-ji (Cho Yeo-jeong) ve borsa tüccarı kocası Sang-woo’nun (Zo In-sung) yollarının bir belgesel çekimi vesilesiyle kesişmesi üzerinden ilerliyor. Burning ile gönlümü fetheden yönetmen yine turnayı gözünden vurdu. Zengin ve yoksul iki aile arasındaki sahte dostluk illüzyonu yaratırken kurduğu o organik ve derinlikli anlatı, “belgesel çekimi” adı altında sınıf çatışması ve iki kadın arasındaki sınıfsal mesafeye rağmen kurulan ama kırılmaya mahkum o hassas bağ. Yazarken bile fena oluyorum. Netflix filmi, yakında bol bol tartışırız.












