2026 Venedik Film Festivali Günlüğü #1: Neler İzledik?

Yine bir film festivalinden herkese merhaba. Festivalde seyrettiğim filmler hakkındaki ilk izlenimlerimi buraya yazmak artık çok keyifli bir rutine dönüşmeye başlıyor benim için. Lafı uzatmadan Venedik film festivalinin bu seneki yarışma seçkisindeki açılış filmiyle başlayalım. Zira Danny Boyle usta eski günlerinden bir harman yapmış bizim için…
83. Venedik Film Festivali

Ink
Ünlü medya patronu Rupert Murdoch’ın 1969 yılında batmakta olan İngiliz gazetesi The Sun‘ı satın alıp onu en kibar tabirle ‘agresif’ bir magazin (tabloid) devine dönüştürme sürecini konu alıyor. James Graham’ın çok ses getiren aynı adlı tiyatro oyunundan uyarlanmış film, gazetecilik ve basın tarihini kökünden değiştiren olaylara odaklanıyor. Bir kahramanlık hikâyesi gibi değil de modern bir yozlaşma hikâyesi gibi düşünebiliriz. Ana karakter ise patron Murdoch değil. Onun gazetenin başına atadığı Larry Lamb. Dönemin tiraj anlamında lider gazetesi The Daily Mirror‘ı tahtından indirmek için yola çıkıyor. Popülist haber dili, skandallar, cinsellik ve magazin odaklı yaklaşımlarıyla yerleşik medya düzenini ayran gibi çalkalamak suretiyle The Sun‘ı İngiltere’nin en çok satan gazetesine dönüştürüyor. Seyir zevki çok yüksek bir iş. Filmde Rupert Murdoch’ı Guy Pearce, editör Larry Lamb’i Jack O’Connell ve Jules Davies karakterini Claire Foy canlandırıyor. Hepsi birbirinden iyi.















