Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim, iyi ki geldiniz! Hikayenin en başından başlamak istiyorum; Datça’ya taşınmaya ve doğal ürünler satan mağaza açmaya nasıl karar verdiniz?
Biz de hikayemizi yazmaya değer gördüğün için çok teşekkür ederiz. Sayende dönüp tekrar bir arkaya bakıp değerlendirme yapma fırsatı bulduk. Cevabımız aynı, iyi ki gelmişiz. Bununla beraber, eğer özel yaşamımız ve işlerimiz istediğimiz gibi gitmeseydi, geri dönmek bir alternatifti. Bu konuda kendimizi hiç sıkmadık, gerekirse döneriz, en azından denemiş oluruz diye düşündük. Zaten bir kere ikimiz de bu konuda rahat hissedince, karar almanın önü bir adım daha açılıyor. Daha açık konuşmak gerekirse, sadece karı koca olarak değil, iki Boğaziçi mezunu olarak da birlik olduk ve hayatı boyunca hem okul hem de iş hayatında başarılı olmuş ve çevresini buna alıştırmış kişilerin yaşadığı başarısızlık korkusunun bizi esir almasına izin vermedik. Bunu yaparken bir yandan hesap kitap yaptık, bir yandan da öngörü ve sezgilerimize güvendik.
İşte şimdi hikayenin en başına gelebiliriz! Bir Ege kasabasına yerleşme fikri, ikimizde de biz tanışmadan bile önce de hep varmış, çoğumuzda olduğu gibi. 2017 yılında oğlumuz Acar’ın doğmasını beklerken, daha sık dillendirmeye başlamıştık. Her şey doğru soruyu sormakla başladı. Bir gün Bora’ya dedim ki: “Biz Ege’ye (tercihen Datça) ne zaman taşınırız? Bora da: “Bilmem ki, belki 5 sene sonra…” dedi. Bu arada lütfen dikkat, zaten “emeklilik” demedi. 🙂 Ben de gerçekten aklındakini öğrenmek için “Neden 5 sene ve sence 5 sene sonra bugünkü koşullarımızdan farklı olarak neler değişmiş olacak?” dedim. İşte sonra ilk defa bu kadar ciddi ciddi oturduk, konuştuk ve gitmenin ve kalmanın avantajlarını özel yaşamımız, çocuklu yaşam, kariyer yönümüz ve paralelinde gelir-gider beklentimiz gibi çok boyutlu olarak düşündük ve değerlendirdik. Bunlara herkesin vereceği cevaplar ve akabinde alacağı karar farklı olacaktır. Her birine verdiğimiz cevabın etkisini ayrı ayrı bile anlatmak mümkün. O da başka bir yazının konusu olur belki! Bizim için en temel motivasyon ailece temiz hava solumak, doğal gıdaya, doğal insanlara, doğaya ve temiz denize ulaşmaktı. Bunun için giderlerimizi ciddi şekilde kısmayı ailece göze aldık ve birikimimizi sermaye olması açısından korumayı hedefledik. Zaten Datça’ya geldiğimizden beri bütün harcamalarımızın kaydını tutarak bütçe kontrolümüzü de oturttuk. Bu bağlamda özel harcamalarımızı ve işe dönük harcamalarımızı iğneden ipliğe biliyoruz.