Ricky Gervais, dizide eşini yeni kaybetmiş Toni isminde bir karakteri canlandırıyor. Eşi Lisa, hayatını kaybetmeden hemen önce kanser tedavisi görürken kendisinden sonraki hayatı için Toni’ye videolar çekmiş. Toni bir zamanlar neşeli, çevresi tarafından sevilen biri iken Lisa’nın ölümünden sonra hayata küskün, sınırlı, intihar şakaları yapan zor bir adama dönüşüyor. Arada sırada Toni’nin gözünden, el kamerasıyla çekilmiş eski kamera kayıtlarını izliyoruz ve sevilen bir kişinin ölümünün geride kalan bir insanın karakterini nasıl değiştirebileceğini bir kez daha fark ediyoruz.
Çalıştığı gazetedeki arkadaşları ve dostları Toni’yi yalnız bırakmıyor, ona kol kanat olmaya çalışıyorlar, ama yetmiyor çoğu zaman. Çünkü Toni haksızlığa uğradığını düşünüyor ve 2009 İstanbul Bienali’nde onlarca sanatçının bize sorduğu soruyu her gün kendisine soruyor: İnsan neyle yaşar?
Dizideki hikayeler, Toni bu soruya cevap aradıkça gelişiyor. Bunu yaparken de Ricky Gervais her zamanki tarzıyla, bol bol kinaye kullanarak, kara komedi stilinden faydalanıyor. Ama bunu öyle bir yapıyor ki, bir dakika içinde ham kahkaha attırıp hem ağlatabiliyor. İngiliz kara mizahı temel olarak kullanılmasına rağmen, İngiliz yapımalarında eşine pek rastlanmayan yalın ve derin bir üslupla aktarılıyor duygular. Karakterler yalın bir şekilde, içten bir bakışla sitem ediyor hayata, ağlıyor ve gülüyor.