Agora Pansiyon: Bafa Gölü Kıyısında Bir Yeşil Michelin’li

Yolda olmanın kendine has bir büyüsü vardır; insanlar, tatlar, manzaralar değiştikçe düşünceler de şekil değiştirir. İşte tam da bu yüzden eşim Tuna ile özellikle yurt dışı gezilerimizde, gittiğimiz bir şehirle yetinmeyip trenle ya da arabayla yakınlardaki başka bir şehre veya bölgeye geçmeden döndüğümüz çok nadirdir. Yorulmak, valiz açıp kapamak, yeni bir otele –kısa süreliğine de olsa– yeniden check-in yapmak hiç gözümde büyümez. Bu molalar, yolculuğa derinlik katar, hikâyemize yeni bir bölüm ekler, ruhumuzu tazeler.
Bu konuda Tuna’nın zaman zaman kibarca şikayetçi olduğunu da ekleyeyim:)















