American Fiction: Yeteri Kadar Siyah Değil!

Bu yılın Oscar adayları arasında hiç şüphesiz iki filmin birçok ödülü kazanması bekleniyor. İki usta yönetmenin elinden çıkan Killers of the Flower Moon ve Oppenheimer, en iyi film kategorisinde ödülü rakiplerine bırakmayacak gibi dursa da biz film severler akademinin aksine tüm filmlere şans verilip izlenilmesi kanaatindeyiz. Gelin hep beraber bu şansı hak eden ve politik doğruculuk üzerine eleştirisiyle dikkat çeken American Fiction hakkında konuşalım.

Cord Jefforson’ın elinden çıkan American Fiction, birçok eleştirmenden iyi notlar aldı ve Oscar’ın en prestijli ödülünde adaylık şansını elde etti. Thelonious Ellison ya da sevdiklerinin ona hitap ettiği şekliyle “Monk”, hayatını yazarlıkla sürdürmeye çalışan Afro-Amerikalı bir karakter. Yazdığı romanlar hak ettiği ilgiyi görmüyor ve basılmıyor çünkü yayınevlerine göre Monk’un yazdıkları yeteri kadar “Siyah” değil. Dramatik bir aile geçmişine sahip ve bundan dolayı suça sürüklenen siyahi karakterlerin acıklı yaşamlarını anlatan romanlar, yayınevleri tarafından daha çok tercih ediliyor. Yazarımız bunu edebi kimliğine yediremezken, bir diğer yazar Sintara Golden’ın çok satanlar listesinde adıyla müsemma romanı “We’s Lives In Da Ghetto” bilin bakalım ne anlatıyor. Politik doğruculuk hakkında eleştiri de tam bu noktadan doğuyor: “Siyahi isen çok acı dolu bir hayatın vardır ve biz bencil insanlar sizi tam olarak anlayamıyoruz. Bu yüzden lütfen acı dolu yaşamınızı anlatan kitaplar yazıp, filmler çekin biz de sizi ödül yağmuruna tutalım ki içimizdeki suçluluk duygusu yok olsun.”










