Anadolu Mitleri ve Beyaz Perde: Kendi Hikâyemize Sahip Çıkmak

Binlerce yıldır farklı uygarlıklara ev sahipliği yapmış Anadolu toprakları, birbirine karışmış efsaneler ve mitlerle dolu muazzam bir kültürel mirası barındırıyor. Ne var ki bu kadim hikâyeler, ait oldukları coğrafyada yeterince bilinmiyor ve anlatılmıyor. Sonuç mu? Yunan, İskandinav ve Mısır mitolojileri dünya sinemasında başköşeye otururken; Anadolu mitleri ya arka planda kalıyor ya da başkalarının gözünden, onların bakış açısıyla perdeye yansıyor. Bunu bize Eylül ayı sonunda üçüncüsü gerçekleşecek olan Uluslararası Mitoloji Film Festival direktörü Gülşah Elikbank hatırlatıyor: “Biz kendi hikayelerimize sahip çıkmazsak, başkaları bizim için yeni hikayeler yazmaya devam edecek”.

Sahi, Amazonlar’ın memleketi aslında neresiydi? Midas’ın elleri neden hep Avrupa çizgi filmlerinde parlar da Polatlı’da sönük kalır? Gordion düğümünü kesen kılıç sahnesi neden Oliver Stone’un aklına gelmez? Kibele’nin kutsal taşı nasıl oldu da Balıkesir’den Roma’ya valizsiz gitti? Illuyanka neden ejderha listelerinde yoktur da Smaug hâlâ Netflix ekranında tüter? Ve Şahmeran… Onun hikâyesi neden Hollywood’da hiç duyulmaz?















