Anora: Trajikomik Bir 'Aşk' Hikayesi

Anora bir striptiz kulübünde çalışarak hayatını kazanan, hayatın getirdiklerine karşı kayıtsız duruşunu kendine kalkan yapmış bir kadın. Her şeyden habersiz bir akşam, çalıştığı kaotik kulübe adım atan genç bir Rus oligark çocuğunun cömertliği ve züppe tavırlarından etkilenerek kendini beklenmedik bir aşkın içinde bulur. Aralarındaki bu hızlıca alevlenen ilişki(bir dinamit gibi patlayacağı da bariz), ikisinin de hayatını geri dönülemez şekilde değiştirecek bir tutkuya dönüşür. Ne var ki, kolay gibi görünen bu aşk, filmin anlatmak istediği kadar basit değil. Yönetmen Sean Baker araya serpiştirdiği suç ve aksiyon öğeleriyle filmi son derece eğlenceli bir ‘rollercoaster’a çeviriyor. Şiddetle tavsiye ederim.

Anora’nın verdiği umut, çaresizlik, aşk ve hayatta kalma savaşı, turp gibi dinamik diyaloglar ve gözden kaçması mümkün olmayan dramatik kırılmalarla bezenmiş. Amerikan doları ve ışıltılı hayatların estirdiği sert rüzgar, filmin zemininde yatan sosyal gerçeklerle çarpışıyor ve izleyiciyi bu çelişkilerin içine çekiyor. Anora’nın, Rus oligark sevgilisiyle kurduğu bu ilişki, aynı zamanda kültürel farklılıkların ve hayatlarının kontrolünü kaybetmiş karakterlerin bir portresi gibi. Sean Baker hoca, hızlı bir tempoyla ilerleyen bu aşk hikayesinin ardına, toplumun iki uç noktasını temsil eden karakterlerle, katmanlı bir sosyal eleştiri eklemeyi de başarıyor. Fakat bunu yaparken kullandığı mizahın tonu çok başarılı.










