Seyahatin "Bourdain" Hali: Rezervasyonsuz Gezi Rehberi

“Turist olmayın, gezgin olun”. Kendine has, filtresiz bakış açısını yansıtan yemek-kültür programlarıyla bilinen Amerikalı şef ve yazar Anthony Bourdain’in bu meşhur sözü, son dönemin seyahat alışkanlıklarını yeniden tanımlıyor. Sosyal medyanın şekillendirdiği “Oradaydım!” temelli gösteri çağının antitezi, gerçek deneyimleri, insanları ve kültürleri yücelten Anthony Bourdain’in izinde onun gibi seyahat etmekten geçiyor.

Öncelikle neden seyahat ettiğimizi kendimize hatırlatalım. Gündelik yaşantımıza, onun rutin akışına, benzer çevre ve insanlara bir moladır seyahat. Olduğumuz kişinin limitlerini test etmeye de yarar, paralel evrenlerde olabileceğimiz kişilere dair hayaller de kurdurur. Bu nedenle fazlasıyla kişisel bir yönü de vardır. Ancak sosyal medyanın da yükselişiyle seyahat etmek, bambaşka bir boyuta evrildi. Mutlaka gidilmesi, görülmeden dönülmemesi hatta yapılmadan gittim denilmemesine (!) varan paylaşımların yoğunluğu ve boğuculuğu ile seyahat, bir listenin tik atılması gereken maddelerine indirgendi. Keşfetmek ya da rahatlamak üzerine gidilen tatiller, bir görev halini alırken seyahatin sürprizli doğası da ilk önce başkalarının paylaşımlarında rastladığımız görseller nedeniyle gitgide sıradanlaştı.










