“Anti-aging” Söylemi: Vedalaşıyor Olabilir miyiz?

Beden olumlama, beden nötrlüğü ve ‘self-love’ akımlarının başarısı öyle bir noktaya ulaştı ki moda, güzellik ve bakım endüstrilerinin parçası olan markaları zamanla tüm bu kavramları benimsemek zorunda kaldı. Elbette bu durum sürdürülebilirlik ve yeşil aklama tartışmalarında olduğu gibi samimiyet sorgulamalarını da beraberinde getirdi. “Güzellik” endüstrisi yalnızca ismi itibariyle bile güncel atmosferde tartışma konusu olmaya adayken, bugün radarımızda en eski ve yaygın söylemlerinden biri olan “anti-aging” yani yaşlanma karşıtı bakım var.

Sosyal medyada, çoğunlukla Sofia Vergara, Jennifer Lopez ve Jennifer Anniston fotoğraflarının altında “bu kadın 50 yaşında inanabiliyor musunuz?” gibi açıklamalar paylaşıldığına ve aynı yaşlarda başka ünlü isimlerle kıyaslandığına rastlamışsınızdır. Kadınlara yönelik kıyas dolu habercilik dili yıllar içerisinde biraz olsun törpülenirken konu ageism (yaş ayrımcılığı) olduğunda halen çok da yol kaydedebilmiş gibi görünmüyoruz. Özellikle medyanın değişmeyen beklentisi; kadınların yaşlanmadan yaşlanmaları!










