Arrival Filmi: Dil, Zaman ve Bellek İlişkisi Üzerine Bir Analiz

Senaryosu Eric Heisserer’a ait bir bilim-kurgu filmi olan Arrival, aynı temayı işlemiş olan diğer filmlerden oldukça farklı. Bu defa uzaylılarla iletişim kurmak o kadar da kolay değil. O halde gelin Arrival filmini dil, zaman ve bellek ilişkisi üzerinden mercek altına alalım.

Daha sonradan uzaylılara ait gemiler olduğunu anlayacağımız on iki cisim dünyanın farklı noktalarına iniş yapıyor. Dünyadaki güçler ve tüm insanlık panik halinde ne olduğunu anlamaya çalışırken bir yandan da gemilere yakın yerlere temas ve iletişim noktaları kuruluyor. Amerika’nın Montana eyaletine kurulan bir iletişim noktasına iki uzman getiriliyor: Dilbilimci Dr. Louise Banks ve matematikçi Ian Donnelly. Her on sekiz saatte bir uzay gemisinin kapıları açılıyor ve keşif ekibiyle birlikte iki uzman içeri giriyor. Daha sonradan Louise ve Ian’ın, Abbott ve Costello ismini verdiği iki uzaylı temsilci ile iletişim kurmaya çalışılıyor. İletişim nedeni ise; neden geldiklerini ve amaçlarının ne olduğunu anlamak. Louise’in yazıyı denemesiyle birlikte kullandıkları dilin oldukça farklı olduğu açığa çıkıyor.
Louise daha sonradan cümle olduklarını öğrendiğimiz dairesel şekilleri çözmeye, uzaylıların dilini öğrenmeye, bunlarla birlikte de açıklayamayacağı deneyimler yaşamaya başlıyor.










