Böyle hissettirmesine çok sevindim. Bu işteki nihai amacıma çok uygun düşen bir soru. Her şey bittiğinde kültürün bir parçası ve birleştirici figürlerden biri olmayı düşlüyorum. Bir aradalık hissini, çok fazla şeyden alamıyoruz ne yazık ki. Buna katkı sağlayabilecek bir müzik hayatı yaşarım umarım.
Tamamen pembe bir tablo çizmekte yapmaya çalıştığım şeye ters düşen bir şey olur. Karanlık durumlar ve olaylarla özdeşlik kurmak, karşı tarafta rahatlatıcı olabilir. Üst jenerasyonda eleştirebileceğim şey sanırım bu durum olabilir. Fazla romantik bir yerden yaklaştıklarını ve gerçeklikten uzaklaştıklarını düşünüyorum. Tabii ki böyle olmayan dinlediğim, izlediğim ve okuduğum, bana ilham olan bir sürü örnek var önceki jenerasyonun işlerinden.
Günümüzde ise “keep it real” adı altında cehaleti yücelten çok fazla iş var. İnsanı “iyi” bir ailede doğduğu, travmalarla boğuşmadan büyüdüğü yada belirli alanlarda eğitim gördüğü için adeta kötü hissettirecek şarkılar. Böyle bir hayatın içinden gelip, üretimin parçası olmanın müthiş bir şey olduğunu kabul ediyorum. Pembe tablo çizmek yerine, içinden çıktığı yeri anlatmak da keza öyle. Ancak bunu ayrıştırıcı bir dille sunuş şeklinde sorunlar olduğunu düşünüyorum. Kibarlık yerine deli cesaretini, konuşarak anlaşmak yerine kavga dövüşü, sanat yerine parayı, bilgelik yerine hayat okulu mezunu olmayı yada sağlıklı ilişkilerin yerine cinsiyetçi söylemleri koyan bir insanı cazibe öznesi kılmak çok tehlikeli bence.