Eğer bu kitap bir şehir kitabı olsaydı kesinlikle Ankara olurdu; bana kitabın ilk sayfalarından itibaren Barış Bıçakçı’yı anımsattı öyküler. Hatta bir öyküsünde Barış Bıçakçı’nın kitabındaki karakteri alıp, kendi öyküsüyle harmanlaması beni oldukça şaşırttı, kesinlikle harikaydı!
“Arkamda toplu konutların silueti, yüzüm akşamdan kalma. Elimde bir kitap, bıraksam düşecekmişim gibi sıkı sıkı tutmuşum. Dünyada kahramanı tarafından imzalanmış ilk roman: “Çünkü kader hep en olmadık yere gizlenir…Cemil.””
Başucu kitaplarımın giderek çoğaldığını söylemeliyim. Gece uykum kaçtığında, balkona çıkıp yaz rüzgarı esintisinde sayfaları çevirirken kitabın nasıl bittiğinin farkına bile varamadım. Büyük bir sabırsızlıkla Melisa Kesmez’in diğer kitaplarını merakla beklemekteyim.