Emine Boyner ile: Doğanın Sonsuz Sihrinin Peşinde

Küçüklüğünden beri doğanın sonsuz sihrinden büyülenen hem bir sanatçı hem de bir otacı olan Atölye Patika’nın kurucusu Emine Boyner’in peşine düşüyorum. Mekân sınırlarının dışında gerçekleşen sohbetimize; Emine Boyner’in doğanın varoluş hâllerinden aldığı ilham eşlik ediyor. Sizin daha önce Atölye Patika’ya doğadan şifa almak niyetiyle yolunuz düştü mü bilmiyorum ama samimi olmak gerekirse Emine’nin anlattıklarını duymak dahi benim ruhuma iyi geldi.

Sanatçı: Geleneksel Anlatıların Dışında
Güzel sanatlar eğitimi alan Emine Boyner; anlaşılma ve anlama derdi üzerine kurulan analitik bir sanat anlayışından gündelik hayatın parçası hâlinde olan ve mütevazi anlatılara hizmet eden sezgisel bir sanat anlayışına geçmesinin vakit aldığından bahsediyor. Yağlı boya, akrilik gibi geleneksel malzemeler ile kolay kolay yakınlık kuramadığından bahseden Boyner; taşlardan, kilden ve bitkilerden malzemelerini üretiyor. Bu durumun ise yaşadığı yer ile daha fazla bağ kurmasına vesile olduğunu paylaşıyor. Araştırma hâlinin onu daha fazla bakmaya, daha fazla tanımaya yönlendirdiğini söyleyen Emine, aslında sanatçı ve otacı kimliğinde bana sorarsanız bir gözlemci de barındırıyor.










