Bankalar Teknoloji Şirketi Oluyor: Geleneksel ve Yeni Nesil Finansın Buluşması

Siz, bu yazının ilk cümlesini bir saniye içerisinde okurken dünya kendi etrafında 465 metre döndü bile. Peki, bu bir saniyede neler oldu? Yapay zekâya 2000’den fazla soru soruldu, arama motorunda 99 bini aşkın tıklanma oldu, 1074 görsel yalnızca bir sosyal medya platformunda paylaşıldı. Artık dünya gerçek anlamda bile o kadar hızlı dönüyor ki bilim insanları bazı günlerin milisaniye kısaldığını söylüyor. Bu hızın girdabında kaybolmaktansa bu dinamizmden ivme kazanmak isteyenlere seslenmek istiyoruz: Dönemin değişen ihtiyaçlarına doğru yanıtı verebilirseniz, sahne tamamen sizin! Üstelik bu konuda ilham alabileceğiniz bir yer var: Bankalar! Evet, doğru duydunuz. Bugün, söz konusu yeni nesil bankacılık olduğunda aklımıza gelen bankalardan birisi olan Odea ile bankaların teknoloji şirketlerine dönüşmesini mercek altına alıyoruz.

Bill Gates’in 90’ların ortasında finans dünyasının dinamiklerini zorladığı bir demeci bulunuyor: “Bankalar, atlatılabilecek dinozorlardır.” Bill Gates’in bu sözü, o dönem için bir endişe yaratmış hatta tartışmalara JPMorgan Chase’in başkanı Jamie Dimon’u bile dahil etmiş olsa da bugün tamamen haksız çıkmış durumda. Çünkü gündemi iyi değerlendirmeyi bilen bankalar; rakiplerinden neler öğrenmesi gerektiğini doğru bir şekilde analiz edebiliyor, müşterilerin değişen ihtiyaçlarına çok hızlı yanıt verebiliyorlar. Bunun sonucunda ise ilk başta teknolojik gelişmeleri takip edebilmek adına finans teknoloji şirketleri (fintech) ile çalışmaya başlayan bankalar, dışa bağımlılığını azaltabilmek için kendi teknoloji şirketlerini kurmaya karar verdiler.










