Solo bir albüm yapmaya nasıl karar verdin?
Müzik yapmaya başladığım andan itibaren hep ama hep İngilizce söyledim. Ve yine aynı andan itibaren hep “Yahu bir de Türkçe yapsan olmaz mı?” şeklinde yorumlar aldım. Annemden, arkadaşlarımdan, sesimi o sırada Youtube’da açıp dinleyen berberimden -evet, bir zamanlar berbere de gidiyordum- (Gülüyor.)… Bununla birlikte, çocukluğundan beri hep İngilizce müzik dinlemiş birisi olarak kendimi Türkçe bir şeyler yazabilecek birisi olarak görememiştim hiç. Deniyordum ama komik duyuluyordu sanki. Sonra bizim albüm (Heavy Sky – Dreamer) çıktı; İngiltere’den, Amerika’dan “Yahu sözlerinizi kim yazıyor, çok güzel” diye yorumlar almaya başladık. Bende kafa iyice gitti o dönem. Türkçe defterini kapattım.
Diyorum ya, hepsi 25’ime yaklaşıp hissettiklerimin, hayatımın değişmesiyle birlikte başladı. Bir gün kız arkadaşıma çok sinirlendim, elime kağıt kalem alıp “Vuruldum” diye bir parça yazdım, çaldım ve kaydettim. Aradan 2-3 gün geçti, dinledim. “Allah allah, fena olmamış aslında” dedim. Sonra bir 2-3 gün daha geçti, yine dinledim, “Yoksa?” dedim. Aradan geçen 1.5 sene içinde de onlarca Türkçe parça yazmaya başladım. Kendimi ifade edebildiğimden emin olduğum anda, yani hazır olduğum anda da bunları bir albüm haline getirmeye karar verdim. Daha önce yaptığım hiçbir şeye benzemiyorlardı ve “Madem bu kadar farklı oldular ve şu anki beni anlatıyorlar, o zaman kendi ismim altında yayınlanmalılar” diye düşündüm.
Youtube’da Karl Golden’la yaptığınız videolardan bahsetmemek olmaz. Nasıl bir araya geldiniz? Birlikte yeni videolar hazırlamayı düşünüyor musunuz?