Baltık ülkelerinin iki başkenti, Tallinn ve Riga hem kültürel kimlikleriyle hem ortaçağ esintili mimarileriyle hem de birer günde tüketilebilecek boyutlarıyla çoğunlukla bir arada seyahat planlarına dahil ediliyor. (Bu rotaya Tallinn’in hemen karşı kıyısındaki, Finlandiya’nın başkenti Helsinki’yi dahil etmek de mümkün.) İki kuleli Viru Kapısı‘ndan girerek ulaşacağınız Tallinn’de yemyeşil tepelerden şehrin kendisini, hatta uzaklarda yükselen Helsinki’yi izlemeniz mümkün; bunun için Kohtuotsa Seyir Terası, Patkuli Seyir Terası‘nı ya da Tallinn TV Kulesi‘nin cam tabanlı platformunu deneyebilirsiniz. Şehirde aynı zamanda dünyanın en eski eczanelerinden biri olan Town Hall Pharmacy, Estonya’nın en büyük müzesi olan Kumu Sanat Müzesi ve eski bir endüstriyel kompleksten kolektif bir yaratıcı alana dönüştürülen Telliskivi Loomelinnak gibi kaçırılmaması gereken duraklar var. Riga’da ise bir zamanlar zeplin hangarı olan geniş bina, bugünlerde ise yerel lezzetleri ve ürünleri tadabileceğiniz bir pazar yeri olarak kulanılan Rigas Centraltirgus, tepesindeki iki kedi heykeliyle Kedili Ev ve gümüş heykellerden mücevherlere gümüşe dair her şeyi bulabileceğiniz Live Silver Museum görmeniz gerekenler arasında. Estonya ve Letonya’da Baltık mutfağının derinlerine inmeyi, bol bol çorba, sarımsak, et yemekleri ve çikolata tüketmeyi unutmayın.
Rodos, Yunanistan
Fotoğraf: Serhat Beyazkaya
Rodos‘u tarif etmenin en iyi yollarından biri “ortaçağ kenti” demek olacaktır; hatta adaya gerçekten “Şövalyeler Adası” da denmekte. Ege Denizi’nin ve Yunan Adaları’nın en büyük adalarından biri olan Rodos, Avrupa’nın Yunan, Roma, Bizans ve Osmanlı gibi birçok tarihi döneminde stratejik bir ada olmuş. Rodos’un görkemli surları içindeki eski şehrin sokaklarında gezdiğinizde ve tabii Rodos Kalesi‘ni ziyaret ettiğinizde bu şehrin tüm bu uygarlıklara rağmen neden hâlâ ortaçağ referanslarıyla anıldığını anlayacaksınız. Kiliseleri, camileri, işlek limanı, kahvehaneleri ve tavernaları bir yana, adanın dört bir yanındaki onlarca plajda kendinizi ilkbahar ve sonbahar aylarında dahi Ege’nin serin sularına bırakabilirsiniz. Adanın doğusunda Ege kıyılarının en güzel manzaralı antik kentlerinden Lindos‘u, adanın en kuzey noktasında ise art deco stilindeki şirin mimarisiyle Rodos Akvaryumu‘nu bulacaksınız.