Kocaman ve yürekten bir “evet!” diyorum bu soruya. İnsanın kendi içinden gelen sözleri ve melodileri paylaşması çok zormuş. Ben yıllarca bir şeyler karaladım ama bir türlü içime sinmedi, korktum, ya olmazsa, ya tam ifade edemezsem diye kendime gereksiz sınırlar koydum. Ama 2020’nin aydınlanmalarından biri olarak, kendime dedim ki, “neden korkuyorsun?” senin de söyleyecek cümlelerin, anlatacak hikayelerin yok mu? Bir dolu hikaye, bir dolu melodi, bir dolu an var… Sonra, başlangıcı nasıl yapmalıyım diye düşünürken, en anlamlı gelen “Bitmedi Daha” oldu. Bu şarkı ile bir devri kapatıp, başka bir devri açtım. Önümüzdeki dönemle ilgili olarak şu anda söz ve müziği bana ait, hazır, dinleyici ile buluşmayı bekleyen 4 şarki var. Bu cover yapmayacağım anlamına gelmiyor, ‘cover’ yapmaya devam edeceğim ama artık Bengisu’nun içindeki sese kulak verip, onu dinlemenin zamanı!
Ürettiğin müziği nasıl tanımlarsın? Örneğin; insanları mutlu etmek mi önceliğin, yoksa kendini mi? Popüler olan türleri araştırır mısın?
Son 1-2 yıldır “kendini sınırlamak”, “sınırları ortadan kaldırmak” gibi konulara kafayı takmış durumdayım ve müziğim de aynı şekilde yol alıyor. Ürettiğim müziği tanımlamak gibi bir kalıba girmeyi doğru bulmuyorum. Kendimi “pop, alternatif, ‘’balad” gibi sadece bir türde şarkı üreten ve söyleyen bir kadın olarak görmüyorum. Tam tersine her şarkıda dinleyici şaşırsın, dinleyicinin ötesinde ben de şaşırayım istiyorum. Mutlaka farklı olayım diye kaygılı da değilim. Sadece içimdeki Bengisulara “dur” demek istemiyorum. Bir gün sınırlıyımdır, isyan eden bir şarkı yazarım, elektro gitarları, yaylıları bol olur… Bir gün neşem tavan yapmıştır, bol beat’li, synth’lerin havada uçuştuğu bambaşka bir şarkı yaparım.