Benim Olmadığım Yerler Yemyeşil Fenomeni: Perspektif Meselesi

Hayatta işler hep yolunda gitmeyebilir. Aranızın çok iyi olduğunu sandığınız bir arkadaşınız size sırtını dönebilir, kurduğunuz şirket hiç satış yapmayabilir hatta batabilir, o işi yaptığınızda çok mutlu olacağınızı sandığınız iş psikolojiniz açısından hiç olumlu sonuçlar vermeyebilir, çok büyük beklentilerle gittiğiniz tatilde otel berbat çıkabilir. Özellikle bu zamanlarda hep keşke başkasıyla arkadaş olsaydınız, şirket kurmadan yıllardır çalıştığınız işinize devam etseydiniz, istifa etmemiş olsaydınız, tatilde başka bir otel tercih etseydiniz gibi ihtimaller zihninizde belirir ve öyle olsaydı daha mutlu olacağınızı varsayarsınız ve tercih etmediğiniz ihtimallere üzülürsünüz. İşte bu tercih edilmeyen ihtimallerin her biri bizim “benim olmadığım yerler yemyeşil” fenomeni.

Benim Olmadığım Yerler Yemyeşil Fenomeni
Biz insanlar, maddi ve manevi bir piramidin çeşitli basamaklarında yaşıyoruz. Fakat bu piramidin hep tepesine doğru bakıyoruz. Bizden daha zengin olanları, bizden daha iyi bir çevreye sahip olanları, bizden daha güzel bir evi ya da arabası olanları, bizden daha güzel bağlantılara sahip olanları, bizden daha güzel bir işte çalışanları… Fakat buradaki “bizden daha güzel” acaba kime göre? Tabii ki bize göre. Başkalarının içinde bulunduğu şartları kendi perspektifimizden görüyoruz. Sırf statüsü veya maaşı sebebiyle “bizden daha güzel” olarak değerlendirdiğimiz bir işte çalışan insanın; akşamları eve geldiğinde ne kadar yorgun olduğunu, oradayken ne gibi mücadeleler verdiğini, mental olarak ne kadar yorulduğunu, tüm hafta sonlarını orada geçirdiği için içinde çok iyi hissettiği evinde sevdikleriyle ne kadar zaman geçirebildiğini, hatta aldığı maaşın taşıdığı bu yükü asla karşılamayacağını hissedip hissetmediğini bilmiyoruz. Dolayısıyla bize dışarıdan her yer “yemyeşil” görünüyor…














