Neşeli, Renkli ve Başka: Çizer Beril Ateş ile Sohbet

Beril Ateş, Instagram sayfasında kendisini illüstratör ve “wanderer” (tam karşılamasa da; avare, göçebe, gezgin… diyebiliriz) olarak tanımlıyor. 2012’de kurduğu KAFA Çizimhane’nin sahibi, illüstrasyon, tasarım, fotoğraf; hepsiyle ilgili, herbiri birbirinden güzel işleri var. 90 doğumlu bir Ankaralı, çok genç ama sanki alanındakilere göre çizmeye çok daha erkenden, sanki doğmadan bile önce başlamış gibi. Yaptıklarının çokluğuna ve ruhuna bakarsanız beni anlayacaksınız… Ben onu çok geç, geçtiğimiz yaz tuttuğu sanat günlüğüyle, o mutlu bir “Tuzlu Kadın” halindeyken keşfettim ve sonunda röportaj teklifimi ilettim. Gene güzel bir röportaj oldu, bir de hem Ankara’yı, hem de aynı kampüsü, benim gibi, bir Ankaralı haliyle yıllarca deneyimlemiş, bilmeden de olsa aynı yerlerde dolanmış, belki de yan yana gelmiş biriyle konuşmak ve ondan sorularım hakkında güzel yorum almak da beni ayrıca mutlu hissettirdi açıkçası… Pek çok şeyden bahsettik konuşmamızda, umarız keyifle okursunuz..
Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Ben daha önce pek çok çalışmanız olsa da sizi Instagram’dan, yazın tuttuğunuz rengarenk sanat günlükleri sayesinde gördüm ve her bir paylaşımınızı çok sevdim. O yüzden ilk olarak onlarla ilgili konuşmak istiyorum… Böyle bir günlük hazırlama fikriniz nasıl ortaya çıktı? Sadece yaza özel bir seri miydi yoksa ayrı bir şekilde devam edecek mi? Tabii ki çok yeteneklisiniz ve bunu herkes kolayca fark ediyor ama; günlüğün bu kadar sevilmesinin bir nedeni de çizimlerinizin tatillerin de etkisiyle çok pozitif, insana mutlu, ilham verici bir enerji yansıtan bir özelliği olması olabilir mi? Çünkü insanların buralarda buna gitgide daha fazla ihtiyacı oluyor…


















