Beyoğlu Kiliseleri: Hikayeleriyle Hayranlık Uyandıran Yapılar

Geçmişten bugüne, farklı dine mensup insanların, farklı kültürlerin buluştuğu ve hoşgörü içinde yaşadığı Beyoğlu’nun, eminim ki herkes için anlamı farklıdır. Ben de bugünkü ilhamımı, Beyoğlu’nun işte bu birleştirici ve kucaklayıcı yönünden alıyorum. Karşınızda, kimi ilgi çekmemek istercesine saklanmış, kimi tüm ihtişamıyla gözler önünde olan Beyoğlu kiliseleri ve yıllar öncesine dayanan tarihleri!
Beyoğlu Kiliseleri
Sent Antuan Kilisesi [[konum_1]]

Birçoğumuz, Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi üzerinde, Galatasaray Lisesi’nden Tünel’e doğru ilerlerken hemen solda yer alan Sent Antuan Kilisesi’nin önünden geçmişizdir. Belki farkında bile olmadan yolumuza devam etmiş, belki de merak edip kilisenin içine göz atmışızdır. Şimdi sizleri, bu değerli kilisenin köklü geçmişine doğru bir yolculuğa çıkmaya davet ediyoruz. 1724 yılında inşa edilerek, Aziz Antoine adıyla kutsanan kilisenin tarihi aslında 1230’lu yıllara dayanıyor. Bu yıllarda rahipler, kurucuları Assisili Aziz Fransua adına, Galata yakınlarında bir başka kilise inşa ediyorlar. 1639 ve 1660 yıllarında iki kez alevler içinde kalan ve sonrasında gerçekleşen 1969 yangınından da mucizevi bir şekilde kurtulan Aziz Fransua Kilisesi, II. Mustafa tarafından camiye çevrilince, Pera’da yeni bir kilisenin yapımına başlanıyor. Tahmin edersiniz, bu kilise günümüzün Sent Antuan’ı.











