Bilim Kurguda Kadının Temsili: Ana Akım Sinemada Kadın

Filmler; geldiği toplumun normlarını, stereotiplerini, baskın zihniyetini, örtük kodlarını ve kültürel öğelerini yeniden üretme sürecinde yer alan en temel yaratılardan biri. Kültürün aynası olarak tanımlayabileceğimiz filmler, hayatta olma deneyimini, sahip olduğumuz değerleri ve ahlak tanımımızı hikayeleştirilmiş görüntüler aracılığıyla yeniden yorumlarlar. Kendi kültürlerini bir tüketim ögesi olarak etkiler ve değiştirirken; aynı zamanda onun tamamlayıcı bir ögesidirler. Bir alt tür olarak bilim kurgu ise gününün siyasi, teknolojik ve sosyal statüsünü temel alarak bir gelecek tahlili kurar. Bu bakımdan bilim kurguda kadının temsili de bize aslında çok şey anlatıyor.

Sinema endüstrisi zaman içinde genişledikçe filmler adeta içinde mesaj taşıyan bir kitle iletişim aracı olarak tüm dünyada ”ana akım kültür”ün oluşmasında kilit rol oynamaya başladı. Bu anlayış içerisinde özellikle son yıllarda en sevdiğim janra olan bilim kurgunun kadın karakterleri nasıl bir yerde konumlandırdığını inceleyemeye çalışacağım. Temsil kavramını bu yazıda farklı özellikleri yansıtmak ve simgelemek anlamıyla kullandığımı da belirtmek istiyorum. Yani, nesnenin belirli araçlarla gerçekte nasıl var olduğunu yansıtmak yerine nesneyi yeniden tanımlamak.













