Bir Banka Soygunu Komedisi: Kahkaha Dolu Bir Oyun

Şu ana kadar hiçbir oyundan çıkıp, “Çok kötüydü!” demedim. Çünkü her oyun güzeldir bence. Biri çok güzeldir, biri az güzeldir ama istisnasız hepsinin az ya da çok bana bir şeyler kattığını düşündüğüm için, her tiyatro oyununun ayrı bir güzelliği olduğuna inanıyorum. Geçenlerde Zorlu PSM’de izlediğim “Bir Banka Soygunu Komedisi” oyunu ise son zamanlarda izlediğim en iyi oyunlardan biriydi. Oyuncular, performanslar, kostümler, dekor, kurgu; her şey harikaydı. Siz de kahkahalara doyamayacağınız birkaç saat geçirmek istiyorsanız, bu oyuna mutlaka gitmenizi öneriyorum!
Hangi birinden başlasam anlatmaya, bilmiyorum. Ağzımı açık bırakan performanslardan mı, dekorun nasıl ustaca kullanıldığından mı yoksa fazlasıyla zekice yazıldığını düşündüğüm kurgudan mı? İsterseniz önce oyun ne üzerine, onunla başlayayım. Adından da anlaşıldığı üzere oyun, hırsızlık üzerine kurulu. Minneapolis adlı şehirdeki herkesin ne kadar çıkarcı ve sahtekar olduğundan bahsediliyor. Ama kurgu bu konuyu öyle komik, öyle sempatik bir şekilde anlatmak üzere planlanmış ki; günlük hayatta aynı davranışı yaptığını görseniz ayıplayacağınız karakterlere sahnede kahkahalarla gülüyorsunuz. Oyunda herkesin amacı Şehir Bankası’na emanet edilen, çok değerli elmasa sahip olmak. Bu paha biçilmez elmas, özellikle de hapisten kaçan suçluların hedefinde. Oyundaki tüm karakterler elmas benim olsun derken ve bunun için planlar yaparken, kontrolleri dışında gerçekleşen sayısız olayın içinde buluyor kendini. Bazen kavga dövüş, bazen aşk.








