Bir Zamanlar Hollywood'da: Tarantino ile Tarih Dersleri

Nevi şahsına münhasır yönetmen Quentin Tarantino’nun dokuzuncu filmi “Bir Zamanlar Hollywood’da” (Once Upon a Time in Hollywood) uzun süren bekleyişin ardından nihayet vizyona girdi. Film; Leonardo DiCaprio, Brad Pitt, Margot Robbie, Al Pacino gibi yıldızları kadrosunda barındırmasıyla daha vizyona girmeden büyük sükse yapmış ve herkesi ister istemez büyük bir beklentiye sokmuştu.

Son iki filmi Django Unchained (2012) ve The Hateful Eight (2016) ile sevenlerinin ve sinema yazarlarının eleştiri oklarına hedef olan Tarantino için bu filmin anlamı büyüktü. Daha önce çekeceği onuncu filmi sonrası yönetmenliğe veda edeceğini açıklayan Tarantino bu filmiyle emekliliğine bir adım daha yaklaşmış oluyordu. Django ve Hateful Eight ile ilgili eleştirilerin temelinde, bunlardan önceki filmlerinin kurgucusu Sally Menke’yi 2010 kaybettikten sonra çektiği filmlerde eski efsane filmlerindeki tadı alamadıkları yatıyordu, ki bence de bu düşüncede haklılar. Rezervuar Köpekleri, Ucuz Roman, Kill Bill gibi filmlerinin yanında Django ve Hateful Eight’in sönük kaldığını kolaylıkla söyleyebiliriz. Tarantino’yu “Tarantino” yapan özelliklerin başında hızlı kurgu teknikleri ile filmin ritmini ve gerilimini hep üst noktada tutması geliyordu. Bunu da Menke-Tarantino ortaklığı sağlıyordu. Menke, Tarantino için bir nevi şımarık bir çocuğun arkasını toplayan annesi konumundaydı. Once Upon a Time in Hollywood’un kurgusunu, Menke’nin yardımcılığını yapan, Django ve Hateful Eight’in kurgucusu Fred Raskin üstlendiğini söyleyelim.
















