Black Bag: Stilize ve ‘Cool’ Bir Casusluk Gerilimi

Daha önceki film yazılarımda olduğu gibi buna da sonda söyleyeceğimi başta söyleyerek başlıyorum: Black Bag, son yıllarda seyrettiğim en başarılı casus filmlerinden biri. Le Carré’nin derinlikli romanlarından uyarlanmış hissi veren sağlam bir hikâyeye ve senaryoya dayanan ve eski usul casus gerilimleri geleneğine yeni bir soluk getiren film baştan sona büyük bir merakla izleniyor.

Çocukluğumdan beri espiyonaja; bir başka deyişle casuslara, onların dünyasına ve yaşamına sonsuz bir ilgi duyarım. Büyük hayranı olduğum John Le Carré’nin romanları başta olmak üzere bu alanda yazılmış önemli kitapları ve çekilmiş filmleri büyük bir beğeniyle takip ederim. Dolayısıyla da sinemaya basit bir eğlence, vakit geçirme aracı olarak bakmanın ötesine geçerek onu entelektüel-sanatsal bir eylem olarak görmeye başladığım yıllarda çağdaş bağımsız sinema ile tanışmama vesile olan Sex, Lise, and Videotapes (1989) filmini seyrettikten sonra yaptığı her filmi merak ettiğim Steven Soderbergh’in bir casusluk film çektiğini öğrendiğimde sabırsızlıkla filmin vizyona girişini beklemeye başladım.












