Bodrum'un Tarihi Dokusu: Kale, Antik Tiyatro Ve Daha Fazlası

Engin maviliğinde kaybolduğun; içine hasret kaldığın huzuru, dinlinliği bolca çektiğin, sahilinde uyuyakaldığın, zamanı unuttuğun, kuş sesleriyle ve pırıl pırıl bir güneşin ışıklarıyla güne başladığın, o daracık sokaklarında mandalina ağaçlarının kokusunu hissettiğin, her mevsim ayrı bir güzel bir yerden, Bodrum’dan bahsetmek istiyorum ve Bodrum’un eşsiz tarihi dokusundan…

Bence Bodrum, sana aşık bir sevgili gibi. Niye mi? Çünkü aradan geçen zamana aldırmaksızın, sen arayı ne kadar açarsan aç, onu ne zaman ziyaret edersen et, seni yine aynı ruh ve heyecanla sarmalayıp, bıraktığın gibi bulduğun bir yer de ondan. Bir nevi doğa harikası, adeta cennet olduğuna inandığım; her metrekaresinde hem tarihi hem de populizmi, çeşitliliği bulabildiğin, bununla birlikte dost meclislerinde “burada yaşananlar burada kalır” mottosuyla tatile çıktığı, içinde yer yer günahları, yaramazlıkları saklayan, sanat güneşi Zeki Müren’in cenneti, Akrep Nalan’ın Halikarnas’ta yaz aşkına rastladığı, Nejat İşler’in şehir girdabından kaçıp sığındığı, Neyzen Tevfik’in memleketi, hem Ege hem Akdeniz güzelliğine sahip, her bölgesi kendine has olan büyülü antik kent Bodrum…













