Boğazkesen: Yokuşların Buluştuğu Noktada Dopdolu Bir Cadde

Tophane’nin sırdaşı, Lüleci Hendek’in komşusu, Tomtom Kaptan’ın en yakın dostu. Yeniçarşı Caddesi’nden inildiğinde daha bir keyifli olan, yemyeşil sarmaşıklarla bütünleşmiş cumbalı evlerine durup bakacağınız, insanın yalnızlığını alan bir cadde Boğazkesen.

Karakterini bir kerede anlaması zor olsa da hemen sevdiriyor kendini. Yarı İtalyan, yarı Osmanlı havasında, yüzlerce yıllık bir yapının yanında yepyeni bir kafe ya da galeriler çıkarıyor karşınıza. Aynı İstanbul gibi kafası biraz karışık, yer yer kaotik. İstanbul’a göç edenler, turistler, yabancılar, yerliler, kendini İstanbullu gibi hissedenlerin caddesi. Sakinlikten de bir o kadar uzak bir yokuş burası; her daim sesi, hatta gürültüsü bile kendine özgü. Yarı gerçeklik içinde yaşayan dik sokaklarından bir bakmışsınız Casanova iniyor, bir bakmışsınız Sadri Alışık. Yokuşun başında deniz, ortalarında tarihi evler, kafeler, dükkânlar ve sonunda Meclis-i Mebusan Caddesi’nin biriciği Kılıçalipaşa Camii manzaraları size merhaba diyor.

















