Bologna birbirinden güzel binalara, meydanlara ve caddelere sahip. Öğrenci şehri olduğundan da hayat hiç bitmiyor, hep bir kalabalık hep bir hareket var. Biz de bunun tadını sonuna kadar çıkardık ve geç saatlere kadar eski şehir merkezinde zaman geçirdik. Ben çok çok sevdim Bologna’yı, yeniden görmek istiyorum. Hatta bir daha gittiğimde azıcık İtalyanca öğrenmiş olursam, biraz pratik de yaparım diye düşünüyorum. Bir de ben İtalya’nın hangi şehrine gitsem, “En güzel bu, en çok bunu sevdim!” diyorum, yeni bir seyahatte eskisinin pabucu dama atılıyor, yeni şehri daha çok seviyorum.
Bu arada yazıya geçmeden son not; Bologna’yı seyahat planlarınıza aldığınızda, 2004 yapımı belgesel tadında bir film olan Working Slowly‘i izlemelisiniz. Şehrin politik duruşunu anlamak için çok eski olmayan bu film fikir verecektir diye düşünüyorum. Gerçeklere dayanan bu filmde 1970’lerin sonunda bir öğrenci radyosu olan Radyo Alice ile iki İtalyan gencinin hikâyesi anlatılıyor. Elbette 1976’daki ayaklanmaları dahil edilerek. Yayınlarında yemek tariflerinden yoga derslerine, öğrenci protestolarından iş bırakmalara kadar çok çeşitli konulara yer veren Radyo Alice, 1977’de jandarma baskınıyla kapatılıyor. Baskı, şiddet, zor kullanmak hiçbir dönemde, hiçbir coğrafyada ne yazık ki yok olmuyor…
Bologna
Tarihte Bologna
İtalya’daki 20 bölgeden biri olan Emilia-Romagna’nın başkenti olan Bologna, tarihi yapılarının çok iyi korunmuş olması ve mutfağı ile meşhur. Bence en güzel İtalya şehirleri arasında ilk üçe girer. Roma ölümsüz, Venedik huzurlu, Floransa mutlu şehir olarak anılırken, Bologna üç ünvanla anılıyor. Bologna La Dotta “Bilge Bologna” denilmesinin nedeni, dünyanın ilk üniversitelerinden biri olan Bologna Üniversitesi’nin 1088 yılında burada kurulmuş olmasından kaynaklanıyor. Bologna La Rossa “Kızıl Bologna” sıfatını ise mimarisinde kızıl taşlar, tuğlalar kullanılmasından almış. Son olarak ise Bologna La Grassa “Şişman Bologna” denilmiş çünkü size ilerleyen kısımlarda anlatacağım üzere; yemekler, atıştırmalıklar, makarna ve tatlılar o kadar güzel ki, yiyip şişmanlamamak neredeyse imkansız!