Boza: Kış Mevsiminin Favorisi, Tarihin Keyif Verici İçeceği

Sonbaharın sonlarına doğru başlayan ve tüm kış boyunca içimizde devam eden bozaya duyduğumuz heyecan, alıp verdiğimiz nefeste buharların artmasıyla doğru orantılı olarak ilerliyor. Artık soğuk kış günlerde sokakların en derinlerinden yükselen “Booozaa” sesleri bir avuç şehrimizde yankılanıyor, seyyar bozacının heyecanla pencerelerde beklendiği günler anılarda saklı duruyor. Boza artık günümüzün sentetik dünyasına ayak uydurmuş, plastik bir şişede market raflarında kendisini sevenlerle buluşmayı özlemle bekliyor. O halde, ardında uzun bir göç hikayesi yatan bozanın hikayesi hakkında konuşalım mı biraz?

Genellikle tarçın ve sarı leblebi ile servis edilen ve en geleneksel içeceklerimizden olan boza, yalnızca sıradan bir içecek değil; tıpkı toplumda önemli yer etmiş çay ve Türk kahvesi gibi kültürü şekillendiren oldukça önemli içeceklerden biri. Seyyah bozacılar yalnızca bir içecek satmıyor pek çok kişi için. “Booozaa” sesleri sokaklarda yükselip insanların yüzlerine minik bir gülücük konduruyor, sohbetlerine eşlik ediyor, içlerini ısıtıyor. Osmanlı döneminde toplumun en sevdiği sosyalleşme mekanlarından oluyor bozahaneler. Özellikle Ramazan gecelerinde rağbet gören ve büyük kadehlerde servis edilen boza, yüzyıllar öncesinden günümüze kadar gelen atasözlerinde dahi yer almayı başarıyor.













