Biz hayatta herhangi sevdiğimiz bir şeyi kaçırınca ağlayan iki insan olduğumuz için Lagoa bizim için zorunluydu. İlk gece buraya gitmek için taksi aradık ancak nüfusu taş çatlasa 500 olan kasabaya 1000lerce kişi doluşunca taksi bulmak ne mümkün… İşte o an kiraladığımız arabanın fayda eğrisindeki yeri en üstlere çıktı. Atladık arabamıza gittik, arabanın zorluğu yok değil. Birincisi bir kişi kesinlikle içemiyor ikincisi de sağ koltukta benim olmam olabilir şüphesiz ki: Cem Yılmaz skecindeki gibi bilmediği ülkede bile “Arabanın GPS’i mi daha iyi bilecek benim google maps’im mi!” diye kavga eden o kadın benim! 🙂 Eğer isterseniz Portimao-Lagoa arası etkinliklerin organizatörleri shuttle hizmeti de veriyor ancak tam hatırlayamamakla birlikte bir kişi 1 günlük sınırsız kullanım 40 EUR civarındaydı. “Yahu akşam gidip sabaha karşı döneceğiz bir gidiş bir geliş için o ne parasıdır” demiyorsanız bu shuttleları tercih de edebilirsiniz.
Biz o akşam Lagoa’daki bu kongre merkezine geldik, kapıdaki kuyruk en son 92 yılında SSK hastanelerinin önünde filan oluşmuştur bence, yok böyle hınca hınç bir kalabalık. Bekledik tabii ki, kuyruğun sebebine gelince hayatımda gördüğüm en yüksek güvenlik önlemlerinin bulunduğu festival olabilir, zira kafatasımıza kadar aranıp içeri öyle alınıyorduk. İçeri girdik, bu merkezde yukarıda 1, aşağıda 3 olmak üzere toplamda 4 sahne var, ilk gecemizde 3’ünde etkinlik vardı. Yukarıdakinden başlayayım, daha kaliteli bir kalabalık olsun çok sert olmayan bir elektronik müzik de olsun diyorsanız sahneniz burası olmalı. Bizim için öyle oldu en azından zira aşağısı kelimenin tam anlamıyla “patlıyordu” ve yol yorgunu biz için pek sevimli sayılmazdı.
Sayısız DJ olan festivalde tek tek performansları anlatamayacağım tabii ki. Bence ilk gecemizin en iyi performansı Eats Everything‘dendi ve yazımın sonunda paylaştığım instagram linkindeki videoda göreceğiniz şarkı. Sanırım hayatımda çook önemli yere sahip parçalardan:)