Cafe du Levant: Haliç Kıyısında Gerçek Bir Fransız

Cafe du Levant’ın kapısından girdiğinizde kendinizi Paris’te hissediyorsunuz. Romantik, eşya anlamında kalabalık ama uyumlu bir dekorasyon kucaklıyor sizi. Fransa’dan özel olarak getirilen antikalar, duvarları süsleyen eski bistro afişleri, antika çanta ve şapka koleksiyonları restoranın her köşesini süslüyor. Fonda çalan şansonları da buna eklerseniz, burada geçirdiğiniz birkaç dakikadan sonra İstanbul’da olduğunuzu unutuveriyorsunuz. Ve inanın bana, bu çok güzel bir duygu.

Cafe du Levant, hafızamın silik dehlizlerine, 1994 senesinde ilk defa Creme Brulee yediğim lokanta olarak nakşolmuş sevgili okurlar. Sonrası biraz karanlık. Bölgeye az uğramış olmamın da etkisi olabilir, ilk açıldığında çok popüler olan bu mekanın zamanla sahnelerden ağır ağır kopması da bir sebep olarak kabul edilebilir.
















