Yaklaşık 3-4 sene önce keşfettim kendisini…Bırakın tarifleri uygulamayı, görselleri bile o kadar doyurucu ve mükemmel gözüküyor ki okuduğunuzda yapmış-yemiş-doymuş hissediyorsunuz. Okudukça yutkunur ve merak eder halde buluyorsunuz kendinizi. Sadece yemek tarifi okumuyorsunuz; hem görsel şölen, hem kendi hikayeleri ve yemeklerinin hikayeleri blogdan çok roman havasında. Kullandığı malzemeler sanki o an toplanmış, evinizdeymiş hissi veriyor. Kısacası bloga girdiğinizde tariflerin zenginliği, detaylar, görseller bağımlısı olmanız için ve sürekli takibe almanızın için sebep.

Kimdir Cafe Fernando diyecek olursanız; Cenk Sönmezsoy kendisini yemek yapmayı, fotoğraflamayı, yazmayı ve yemeyi seven biri olarak tanımlamakta. Üniversite yıllarında başlayan yemek merakı San Francisco’ya yerleşmesiyle; şehrin birçok kültürü beraber sunan zenginliğiyle beraber merakı başka bir boyuta taşınmış. Artık kendisini blog yazarı olarak tanımlıyor ve bugünlerdeki en büyük heycanı da çıkan ilk kitabı… Türkiye’de ilk ve tek Saveur’dan en özgün tatlı tarifi ve en iyi yemek yazısı ödülü alan Cafe Fernando’nun Times tarafından da en iyi yemek blogu ödülü var… Eminim kitabındaki muhteşem tarifler ve görsel şölen sayesinde birçok ödül daha eklenecektir bu listeye…