Cam Sehpa: Can Evrenol'dan Dramatik İroni

Dramatik ironi, seyirciyle karakter arasında kurulan etik bir ortaklıktır. İzleyici, söylenemeyen gerçeğin yükünü karakterle birlikte taşır. Filmekimi kapsamında Can Evrenol’un yeni filmi Cam Sehpa’yı (Turkish Coffee Table) izleme şansı yakaladım. Orijinali İspanyol yapımı La Mesita del Comedor olan bu film, Türkçe yeniden yapım olarak kurgulanmış. Daha önce izlediğimiz Can Evrenol filmlerinden oldukça farklı bir yerde duruyor. Bu kez bizi dehşete düşüren şey başrol karakterinin yaşadığı insani bir trajedi.

Yönetmen her ne kadar korku filmi türüyle karşımıza çıksa da bu filmde gerilim ve dehşete düşme duyguları daha baskın hissediliyor. Film, tek bir evin içindeki dar alanda, büyük bir trajediyi saklayan bir baba figürü(Alper Kul) üzerinden ilerliyor. Seyirci, gerçeği yalnızca onun bildiğini biliyor. Hatta baba figürü ile izleyici, bu dramatik bilginin ağırlığını birlikte taşıyor demek mümkün. Bu durum edebiyatta “dramatik ironi” olarak tanımlanıyor: Tek taraflı bir bilgi dengesizliği ve bu dengesizlikten doğan yoğun gerilim.









