Candan Selman: Çocukluğumdan beri en çok yaptığım şey hayal kurmak ve kurguladığım hayalleri hikâyelere dönüştürmek. Bugün de bunu yapıyorum. Kendi içimde bir hayal kurup, bunu okurla buluşturmaya çalışıyorum. Yazma eylemi bitip, kitap çıkınca benim de o kitapla olan ilişkim kısmen bitiyor. O kitap artık benden çıkıp, okurun oluyor. Ben yeni hayaller kurmak, yeni maceralara dalmak için kıyıdan ayrılıyorum. Ötesi berisiyle çok ilişkim yok.
Çiğdem Çimen: Bir yazar, kitap dostu ve sanatsever olarak kendimi aydınlanma dünyasının bir parçası olarak görüyorum. Kendimi her zaman cesaretli, geleceğe güzel gözlerle bakabilen, umut yüklü bir yolcu olarak görür ve oldukça da iyi hissederim. Görüşümü kadın olarak değil de bir insan olarak paylaşmak istiyorum. Kadın olmanın doğuştan gelen farklıları olsa da biz kadınlar zaten bunu bilerek ama hiç de dillendirmeden insani değerlerin önceliğiyle herkes gibi eşit, özgürce, insanca var olmak isteriz. En azından benim isteğim ve çabam bu yöndedir. Ben insanım demek istiyorum. Bu görüşüm ve duruşumla kültür ve sanat dünyasında yer edinmek istiyorum. Sizin üretimden, özgür düşünceden, dayanışmadan yana olduğunuzu gören en çok da genç bir kalem olarak önünüzü hiçbir çıkar gütmeden açmak isteyenler var. Popüler kültüre kapılıp gitmez bu kesim. Yerel değerlere önem verip, onların her kesime ulaşmasını isterler. Sizin kadın oluşunu hiç önemsemeden, kendi dünyalarına ortak olduğunuzu görmesiyle sizi kendileri gibi bilmelerinden doğan güzellikler var.
Emine Ebru: Kültür ve sanat dünyasının içinde olmaktansa uzaktan takip etmeyi tercih ediyorum. Kendimi öne atmadan, sakince ilerlemeye çalışıyorum; bu benim özgürlüğümü kısıtlamıyor ve kendimi bu şekilde daha rahat hissediyorum. Bir kitap yazarım, bir kişi okur bu bana yeter, ödül derdim ve hırsım olmadı hiçbir zaman. İnsan belli bir zaman sonra komplekslerinden ve hırslarından sıyrılıyor, böylesi daha güzel. Bilen biliyor, gören görüyor, kendini ispat çabası boşa…