

Cat Museum İstanbul: Dikkat Kedi Çıkabilir
Galata’nın taşlı sokaklarında yürürken keşfedeceğiniz, kedilerin, sanat eserlerinin, antika objelerin ve içerisinde bir kafenin bulunduğu bu küçük ama büyüleyici mekân, adeta bir huzur vahası gibi: Cat Museum İstanbul!İçeride doya doya sevebileceğiniz kediler var, hepsi o kadar tatlı ki! Müzenin koleksiyonunda yerel ve uluslararası alanda tanınmış birçok sanatçının eseri yer alıyor. Kedilere adanmış, onların tarihini ve Türk kültüründeki önemini gösteren sevimli sanat eserleriyle dolu sevgiyle işletilen bu müzeyi mutlaka ziyaret etmelisiniz!
Ana müze binası Perşembe Pazarı’nda yer alan 18. yüzyıl Osmanlı döneminden kalma binada kapsamlı bir restorasyon çalışması yapıldığından ötürü müzenin eserleri geçici olarak Galata’daki 260 metrekarelik stüdyoda ziyaretçilerle buluşuyor. Cat Museum Istanbul, müzenin yaratıcı yönetmeni Fatih Dağlı’nın şehre olan sevgisinin ve kedilere olan tutkusunun bir yansıması. Müze için misyonu, bir gün dünyanın en büyük kedi sanatı koleksiyonuna kediler şehrinde ev sahipliği yapmak ve elde edilecek kârın yarısını şehirdeki sokak hayvanları yararına adamak.
Kedinin Kutsal Yolculuğu: Antik Mısır’dan Günümüze
Neolitik dönemde evcilleştirilmelerinin ardından kedilere ruhani bir anlam yüklenmiş ve bu nedenle eski Mısır’da kedilere daha fazla önem verilmiş. Kedi tanrıça Bastet’in tasviri dişi aslandan kediye dönüştürülmüş, kadınların ve evin koruyucu, bereket ve neşe tanrıçası olarak kabul edilmiş.
Bir Not: Bastet’in evi olan Bubasti şehri, kedi tanrıçaya adanmış antik bir şehirdir ve Heredot’a göre Bubasti festivali için yıllık yüz binlerce kişi bu şehri ziyaret ediyordu.
Eski Mısırlılar, hayvanları tanrılarının ilahi yönlerinin yansımaları olarak görüyorlarmış. Kediler, Bastet’in yaşayan cisimleşmiş halleri olarak kabul edilir ve büyük saygı görürlermiş. Antik Mısır’da ev kedilerine aile üyeleri gibi davranılırmış. Hatta üst sınıf Mısırlılar onları altın ve aksesuarlarla süslerlermiş.
Bir Not Daha: Kedi kelimesinin Mısır hiyeroglifinde yazılışı yukarıdaki şekildedir. Okunuşu ise, kedi miyavlama sesinden gelen, “miyv”dir.
Mısırlı Kedinin Cenaze Töreni (The Obsequies of an Egyptian Cat)
Kediler eski Mısır’dan beri sanatçılara ilham kaynağı olmuş canlılar arasında. “Mısırlı Kedinin Cenaze Töreni”adlı tablonun sahibi İngiliz ressam John Reinhard Weguelin (1849-1927)‘in eserinde; bir rahibe, kedinin ruhuna yiyecek ve sütten oluşan hediyeler sunar. Bir sunak üzerinde ölünün mumyası durmakta ve mezarın freskler, taze çiçek vazoları, lotus çiçekleri ve heykelciklerle süslendiği görülür. Ressam, bir kedinin mumyalama sürecine eşlik eden cenaze ritüelini betimler bu tabloda. Resmin sol üst köşesinde mumyalanmış bir kedi yer alırken, ön planda bir rahibe tütsü ve sunularla kedinin önünde diz çökmüş olarak tasvir edilir. Arka planda, Antik Mısır mezarlarında sıkça görülen çizimler dikkat çekerken, sağ tarafta bir kedi tanrıçasını temsil eden heykel öne çıkar.
Cat Museum İstanbul
Cat Museum İstanbul’a dönersek; ana müze kapsamlı restorasyon aşamasında olduğu için şu ana kadar toplanan tüm eserler geçici olarak ziyarete açılan Galata’daki sanat atölyesinde sergileniyor. Eser sayısı az olsa da kedi temalı oyuncaklar barındıran, iki katlı, kısa sürede gezilebilecek bu sevimli müzeyi mutlaka görmelisiniz. Alt katta ufak bir kafesi var, dilerseniz kedi desenli tişört, müzeyi temsil eden kartpostal ve magnetlerden satın alabilirsiniz. Satın alınan her şey sokak hayvanlarına yararına gidiyor, harika değil mi?
Yavru kedilerin burada mutlu olduklarını görmek çok güzeldi. Hele perdenin arkasına saklanan utangaç güzellik “Shibumi” ye hayran kaldım.
Bonus Bilgi: Shibumi (渋み), Japon kültüründe zarafeti, sadeliği, derinliği ve göze çarpmayan güzelliği ifade eden estetik bir kavramdır. Felsefe olarak ise, her şeyin üstüne çıkıp mükemmel basitliğe ermek anlamında kullanılır.
Müze sadece sergilere değil, aynı zamanda atölyelere, eğitimlere de ev sahipliği yapmayı planlıyor. Stüdyo kısmı henüz tam olarak işletilmeye başlamasa da yerel ve uluslararası sanatçılarla bir araya gelerek müze için özgün eserler üretilebilecek bir bölüm yapılmış. Ben ziyarete gittiğimde önceden yapılmış bir kedi heykeli için alçıdan uyku yastığı yapılıyordu, tam o sırada müzede bulunan kediler meraklı gözlerle sanatçıyı izliyordu.
Bence 17 Şubat Dünya Kedi Günü yaklaşırken içinizi ısıtacak bu sevgi dolu müzeyi keşfetmeyi unutmayın!
Kapak Fotoğrafı: Dilay Muran
İlginizi çekebilir: Sine Magger’dan Kedi Filmleri
İlk yorumu siz yazın!