Kendimi bildim bileli sanatın her formuna; özellikle resme ve heykele ilgim var, küçük yaşlardan beri resim yapıyorum, fotoğraf çekiyorum. Mimar Sinan Üniversitesi Seramik ve Cam Tasarımı Bölümü’nde okumaya başladıktan sonra ise hayatıma çamur ve cam girdi. Aslında, doğadan ve günlük yaşamdan ilham alan, işlevsel olduğu kadar estetik de görünen objeler yaratmanın peşindeydim. Bu objelerin kişiye özel olmasını, heykelsi formlar taşımasını istiyordum. Okul bittikten sonra, bir sıcak cam fabrikasında çalışmaya başladım. Büyük projeler için aydınlatma tasarlarken ışığa form vermenin ne kadar büyülü olduğunu gördüm ve asıl malzememin cam olduğunu fark ettim. Camın yanına, ahşap, ip, seramik gibi doğal malzemeler de ekleyerek kendi koleksiyonum üzerine çalışmaya başladım.
Peki neden Maiizen? Markanın ismi ve felsefesi nereden geliyor?
Maiizen 2014 yılında doğdu. “Mai” eski dilde mavi demek. “Zen”i zaten biliyoruz. Mavi rengin rahatlatıcı, güven veren, romantik etkisini zenin dengesiyle birleştirdik; Maiizen olduk. Işık hayatımızın kaynağı. O kadar kuvvetli ki, onunla şarj oluyoruz. Kısacası, ışık bir ihtiyaç. Maiizen bu ihtiyacı, ışığı doğadan ve günlük yaşamdan aşina olduğumuz formlara sokarak, gördüğümüzde bizi rahatlatıp mutlu eden objelerle birleştirerek gideriyor. Haliyle ortaya; fonksiyonelliğin görsellikle el ele gittiği, farklı duyguları ifade eden, aynı zamanda onları yansıtan, ilişki kurulabilen ürünler çıkıyor. Tam da bu sebepten, her tasarımın bambaşka bir hikayesi var. Tasarım ve üretim de bir doğum aslında ve biz bu doğum hikayelerini anlatmayı çok seviyoruz.