Modern Aşkın Ghostwriter’ı: Chatfishing Nedir?

Birinden hoşlandığımızda telefon ekranına bakıp dakikalarca aynı mesajı yazıp sildiğimiz olmuştur. Çünkü bazen birkaç kelimelik bir mesaj bile düşündüğümüzden çok daha büyük bir meseleye dönüşebilir. “Çok mu ilgili göründüm?”, “Bunu yazarsam yanlış anlar mı?”, “Biraz daha cool mu olmalıyım?” derken bir noktadan sonra mesajın kendisinden çok, karşı tarafın o mesajı nasıl okuyacağını düşünmeye başlarız. Tam da bu yüzden birkaç kelimelik bir mesaj, kendi içinde küçük bir hesaplaşmaya dönüşür. Önce yazar, fazla ilgili göründüğümüzü düşünüp birkaç kelimeyi sileriz. Bu kez mesaj gözümüze gereğinden fazla soğuk gelir; bir emoji ekler, birkaç saniye sonra onun da fazla olduğunu düşünüp kaldırırız. Sonunda telefonu masaya bırakıp konuyu kapattığımızı sansak da çok geçmeden kendimizi yeniden aynı ekrana bakarken buluruz.

Çünkü hoşlandığımız biriyle mesajlaşırken yalnızca duygumuzu anlatmaya değil, onu ne kadar göstereceğimizi de ayarlamaya çalışırız. İlgimizi belli etmek isteriz ama fazla ilgili görünmek istemeyiz; samimi olmak isteriz ama fazla açık vermekten çekiniriz. Böylece en sıradan mesaj bile flörtöz, samimi ve bir o kadar da “cool” görünmeye çalıştığımız küçük bir denge oyununa dönüşür.














