Çirkin: Zamanın Dışına İtilmiş Olanlara Dair Bir Oyun

“Zaman, sonsuz bir sarmal yumağın ipidir. Ve ip, ucunu yumaktan dışarı ilk çıkardığı günden beri hep ama hep ileri doğru uzar. Onu geri saramayız. Yönünü değiştiremeyiz. Ne yaparsak yapalım zaman ipi hep ileri doğru uzar. Fakat ip bazen kopabilir. Geriye kalan iki uç hemen birbirine düğümlenir. Aradan kopan o parçada neler olup bittiğini hiç kimse bilemez. Çünkü o parça artık zamana ait değildir. O kadar yoktur ki, onun yokluğu bile hissedilmez. İşte bu bir lanettir.”

Sezonun yeni oyunlarından biri olup prömiyerini 27. İstanbul Tiyatro Festivali’nde gerçekleştiren Çirkin, yukarıdaki ifadelerin yansımalarını barındıran hikayesiyle sezonun şu ana kadarki en dikkat çekici işlerinin başında geliyor. Duyurusu ilk yapıldığı andan itibaren listeme aldığım fakat festivalin yoğun maratonunda yakalama fırsatı bulamadığım oyunu bir süre önce Beyoğlu’nun ve sinema tarihimizin önemli yapılarından olup 1920’lerden 2010’a kadar Alkazar Sineması ismiyle hizmet veren ve daha sonrasında restore edilerek 2021’de kapılarını tekrar açan Hope Alkazar’da izleme fırsatı buldum.












