Uzun zamandır güzel bir sohbet edebilmeye, Ankara’nın bastıran soğuğunda biraz olsun içimi ısıtabilmeye ihtiyacım vardı. Coccinella tam da bu arayışın üzerine geldi. Mekan dışarıdan da fazlasıyla sevimli görünüyor olsa da içine girmeden bahsettiğim sıcaklığı anlayabilmeniz mümkün değil. Biz kapının önündeki ilk bulduğumuz masaya hemen oturmuştuk ta ki güzel bir bayan gelip bizi “Kızlar, burada üşürsünüz gelin şöyle bakalım siz.” diyerek başka bir masaya götürene kadar.
Biz ne sipariş edeceğimize karar vermekte oldukça zorlandık çünkü dünya mutfaklarından farklı tatlılar vitrinden bize bakıyordu ve hepsi birbirinden lezzetli görünüyordu. Tabi ki her zamanki favorim tiramisudan vazgeçemesem de, menüdeki her şeyi yiyebilirdim!
Demleme çaylarımız dünyanın en tatlı fincanlarında servis edildi, dikkatimi en çok çeken şeylerden birisi de her ayrıntının düşünülmüş olmasıydı, hatta o kadar ki pasta evinin sembolü olan uğur böceği motifi fincanlarımızın içinden bize bakıyordu.