Konsept Kahvenin Uğrak Noktaları: Coffeetopia

Son günlerde yurt dışındayken izlediğim gezi ve keşif çalışmalarımı, yurt içi ve şehir içi turlarıma da fazlasıyla yansıtır oldum. Araştıra araştıra gezip, mutlaka gidilmesi gerekenler listesinde yer alan bir yere adım atınca bile mutlu oluyor insan. Geçtiğimiz hafta işlerim için Eminönü’ne gitmem gerekiyordu mesela. Hani bazı yerler hep kalabalıktır ya, biliyorsunuz ki Eminönü de öyle bir yer. Gitmesi gözümde büyüyor; ama aynı zamanda şart. Oturdum, düşündüm. Sonra, aklıma geldi. O civarda mutlaka gitmelisin dedikleri bir kahveci olmalı, işimiz bittikten sonra oraya da gidebilirdim: Coffeetopia.

Geçen hafta Perşembe sabahı gittim Kapalıçarşı tarafına. Hafta içi sakinliğinin uğramadığı bir yer burası. Kalabalık açısından hafta sonuna özenmiş bir Perşembe geçiriyorum sanki. Tek isteğim; bir an önce işlerimi bitirip, uzun zamandır merak ettiğim kahvecime gitmek. Zaten kahve saatim de çoktan geldi. İşler hallolunca, çarşı tarafında yürüdük biraz. Arpacılar Caddesi’ni bulunca bir anda karşıma çıkıverdi mekanımız. Nimet Abla’nın çaprazında kalıyor. Şöyle bir uzaktan baktım. Bu çevrede, böyle bir kahve barı bulmuş olmak beni nasıl mutlu etti anlatamam. Koştuk, girdik mekana. Hava da şansımıza çok güzel. Okan masaya geçti, ben daha fazla dayanamayacağım. Acil olarak içeri girip bar kısmını incelemem gerek. Kahveler nasıl yapılıyor acaba, içerisi nasıl? Biraz kahve kokusu duymam lazım.















