“Bu yaz gönül rahatlığıyla nerede tatil yapacağım?” sorusunun zihninizde dolandığını biliyorum. Çünkü hepimiz aynı endişeyi yaşadık veya yaşıyoruz. İşte bu yüzden sizleri geçtiğimiz günlerde hijyen konusunda benden tam puan almasının yanında, her detayıyla harika bir glamping deneyimi yaşadığım Cunda Fora Glamping ile tanıştırmak istiyorum. Devam etmeden önce bir not, bu endişeyle henüz seyahat planları yapmadıysanız hala geç değil, bence önümüzde hala koca bir yaz var ve her anını doyasıya yaşamamız için kollarını açmış bizi bekliyor! Benimle birlikte bu güzel yolculuğa çıkmaya hazırsanız başlıyorum.
[[konum_1]]
Bunları Da Okuyun
Cunda Fora Glamping | Fotoğraf: İrem Bali
Balıkesir’in Ayvalık ilçesine
bağlı Cunda Adası’nda yer alan ve merkezi konumuyla ulaşımı fazlasıyla rahat
olan Cunda Fora Glamping’e, yaklaşık 4 saat süren bir road-trip sonrasında varıyoruz.
Etraf gülen yüzlerle dolu, çevremizi saran zeytin ağaçlarının güzelliğinden
mest olmuş durumdayız. Bir yandan gözümüz buranın özel plajı ve iskelesine
çarpıyor, deniz uzaktan göz kırpıyor bize adeta; bir yandan da ortamın iç
açıcılığı daha ilk andan mutluluğumuzu katlıyor ve anlıyoruz: Yeşilin maviye
karıştığı, doğayla bütünleştiğimiz birkaç gün bekliyor bizi, tam da hayal
ettiğimiz gibi.
Cunda Fora Glamping | Fotoğraf: Instagram / @cundaforaglamping & İrem Bali
Beklediğimiz gibi oluyor, burada
her gün güneşin ilk ışıklarıyla uyanmaya başlıyoruz. Her sabah günün ilk
saatleri derin bir sessizlik içinde geçiyor, etrafta sadece bizimle birlikte
güne gözlerini açan tavukların, kazların, kuşların sesi var. Bu arada, size
deneyimimin en güzel taraflarından birinden bahsetmeliyim – bir karavanda
kalıyoruz! İçimde kendi karavanımla dünyayı dolaşma hayalime doğru küçük de olsa
bir adım atmış olmanın coşkulu mutluluğu var. Her sabah karavanımızın önündeki
minik sandalyelerden birine kuruluyorum ve hemen karşımdaki koca zeytin ağacına
konan kuşların karşılıklı atışmalarına şahit oluyorum. Doğanın içindeyim,
doğayı yaşıyorum. O kadar güzel ki, ilk sabahımda doğanın kusursuzluğunu
izlemekten, bu eşsiz varoluşu duyumsamaktan kitap okuyamıyorum. Gözlerimi
ondan, doğadan alamıyorum. Bakışlarımı kitabıma çevirdiğim an, tatlı bir rüzgar
esiyor, gözlerim kapanıyor, rüzgara teslim oluyorum. Sonra yeniden gözlerimi
satırlara kaydırıyorum, hop, bu sefer minik bir kuş konuyor üzerinde
sallandığım hamağın ucuna. Nasıl kaydırabilirim ki odağımı bu eşsiz
güzelliklerden? Tarifsiz bir huzur.
Merak edenler için eklemek istiyorum,
Cunda Fora Glamping’de karavanda konaklama seçeneği olduğu gibi, aynı zamanda ahşap
bungalov seçeneği de bulunuyor. Tercih sizin.
Cunda Fora Glamping | Fotoğraf: Instagram / @cundaforaglamping
Cunda Fora Glamping’in plaj
kısmında en çok ilgimi çeken, tüm alanın kişiye özel ve diğer misafirlerden
ayrı olacak şekilde düzenlenmiş olması oluyor. İster kumlu taraftaki
şezlonglara ve gazebolara yerleşiyor, ister hemen yan tarafındaki çim alana
geçiyorsunuz. Burada da sizi yine şezlonglar, gazebolar ve salıncaklar
bekliyor. (Buranın aynı zamanda çok keyifli bir havuzu da bulunuyor, biz tam
birer deniz tutkunu olduğumuz için seyahatimiz boyunca en çok deniz tarafında
vakit geçirdik.)
Cunda Fora Glamping | Fotoğraf: İrem Bali
Gelelim Cunda Fora Glamping’in
lezzetlerine. İsterseniz beni kalbimden vuran kısımdan başlayayım: Burada,
ilgili ve güler yüzlü çalışanlar tarafından servis edilen neredeyse tüm
lezzetler tamamiyle doğal. Neden derseniz, deneyimlediğiniz tatlarda buranın
özel serasından toplanan domates, patlıcan, biber ve salatalık gibi ürünlerin
dokunuşunu doyasıya hissediyorsunuz. Evet evet, gerçek anlamda dalından
koparılıp konuyorlar önünüze. Yumurtalarsa yine buradaki tavuklardan elde
ediliyor. Zeytinler buradaki zeytin ağaçlarından toplanıyor, ekmekleriyse kendi
yapımları. Daha ne isterim?
Cunda Fora Glamping | Fotoğraf: İrem Bali
Tadına doyum olmayan kahvaltılar
ediyoruz. Gözümü alamadığım onca çeşit arasında özellikle acukanın, kuru
domatesin, kayısı reçelinin, cevizli zeytin ezmesinin ve menemenin tadı
damağımda kalıyor. Hele o otlu lorlu yumurta yok mu! Buraya özgü bu lezzeti
mutlaka denemenizi öneriyorum, tadı hala aklımda.
Cunda Fora Glamping | Fotoğraf: İrem Bali
Sıra akşam yemeğinde. Önümüzde çarşaf
gibi uzanan masmavi deniz, geldiğimiz ilk günden beri bir an olsun bize yokluğunu
hissettirmeyen biraz sert rüzgarın eşliğinde birbirinden leziz görünen
mezelerin masamıza dizilişini izliyoruz. Fava, marine edilmiş enginar salatası,
Girit ezmesi, isli midye, kabak çiçeği dolması…
Cunda Fora Glamping | Fotoğraf: İrem Bali
Hepsi ayrı lezzetli ama özellikle
karides mantısına, karidesli mantarlı dolmaya ve köpoğluna bayılıyorum. Kadeh
kaldırıyoruz: Şerefine Cunda, Ege; şerefine yaz, şerefine hayat!
Cunda Fora Glamping | Fotoğraf: İrem Bali
Konu lezzetli bir hal almışken, Cunda
Fora Glamping’in menüsünden, tatma fırsatı bulup çok beğendiğim seçenekleri de
paylaşmadan geçmek istemiyorum: Dynamite Shrimps’i, Deniz Mahsullü Fettuccine’yi
ve Beef Pizza’yı mutlaka ama mutlaka denemelisiniz.
Burasıyla ilgili çok takdir
ettiğim ve altını çizmek istediğim bir konu da şu: Hijyene verdikleri önemi her
an hissediyorsunuz. Konakladığımız karavan ve burada zaman geçirdiğimiz her
alan çok temiz, çok özenliydi. Tüm alanların sosyal mesafe kurallarına uygun
olarak kullanıldığını görmek bizleri çok rahatlattığı gibi, vardığımız ilk gün
hijyen ile ilgili olarak, istersek tek kullanımlık nevresim, havlu, yastık
menüsü alabileceğimizi öğrenmemiz de çok sevindiriciydi.
Cunda Fora Glamping | Fotoğraf: İrem Bali
Cunda Fora Glamping’in
birbirinden huzurlu köşelerinde Fora Sunset Bar’ın karpuzlu limonataları ve
ferahlık hissini bize tam anlamıyla yaşatan kokteylleri ile yaptığımız keyifleri
de hiç unutmayacağım kesin. Kapılarını iyi ki açtın Cunda Fora Glamping, sayende
yaza sımsıcak bir merhaba dedik. En kısa zamanda yollarımızın tekrar
kesişeceğinden eminim!