"The Invite": İlişkide Gerilim Kariyeri

Olivia Wilde, üçüncü yönetmenlik denemesi “The Invite” ile bu sefer farklı bir konuya değiniyor. İlk yönetmenlik deneyiminde, oyunculuk kariyerinden de aşina olduğu gençlik komedisi türünde bir film olan “Booksmart” ile oldukça başarılı bir çıkış yakalamıştı. İkinci yönetmenlik denemesinde ise farklı bir şey deneyerek psikolojik gerilim janrasındaki “Don’t Worry Darling” ile daha zor ve karmaşık bir konuya değindi. Ancak filmin kamera arkasında yaşananlar, medyanın ilgisini filmin kendisinden daha fazla çekti. Yönetmenliğe beş yıl ara veren Wilde, bu kez psikoloji merkezli “The Invite” ile başarılı bir yönetmenlik ortaya koyarken alışık olduğu romantik komedi türünden de tamamen kopmuyor. Bu yazıda, artıları ve eksileri ile filmin bir değerlendirmesini sunuyoruz.
Filmin Güçlü Yönleri
Filmin, sinemada 1966 yılında “Who’s Afraid of Virginia Woolf?” kurgusundan hatıralayabileceğiniz, tek mekânda çiftler arasındaki psikolojik çatışmaları anlatan türün ne kadar sevildiğini ve özlendiğini gösterdiğini düşünüyorum. Film, büyük olaylara veya sürekli değişen mekânlara ihtiyaç duymadan, karakterlerin birbirleriyle olan ilişkileri üzerinden gerilim yaratmayı başarıyor.
Seth Rogen, Olivia Wilde, Edward Norton ve Penélope Cruz’dan oluşan güçlü oyuncu kadrosu sayesinde karakterlerin diyalogları oldukça akıcı hâle gelirken, oyuncular karakterlerin psikolojik olarak içinde bulundukları durumu da başarılı bir şekilde yansıtıyor. Özellikle karakterlerin birbirleriyle olan ilişkilerinde zaman zaman ortaya çıkan gerilimlerin, senaryonun yanında oyuncuların performanslarından da beslendiğini düşünüyorum.
Film, günümüz romantik ilişkilerinde açık ilişki ve eş değiştirme gibi kavramların herkes için uygun olmadığını başarılı bir şekilde anlatıyor. Aynı zamanda evliliklerde çiftlerin aynı evde yaşamalarına rağmen birbirlerinden psikolojik olarak ne kadar uzaklaşabileceklerini de gösteriyor. Bunun yanında, kariyer konusunda çiftlerin farklı fikirlere ve isteklere sahip olmasının evlilik içerisinde ne kadar önemli bir mesele olabileceğini hatırlatıyor.








