Mevsimler, Hafıza ve Renk: David Hockney'nin Serpentine'deki Sergisi Üzerine

Serpentine’deki bu ilk sergisinde Hockney, kendi iç dünyasına dair küçük ama her zamanki gibi renkli, ışıklı bir kesit sunuyor. Covid-19 kapanması sırasında inzivaya çekildiği Fransa’nın Normandiya Bölgesi’ndeki stüdyosunda manzaranın ve doğanın değişimini aktardığı yüze yakın iPad çizimini kapsayan sergi, sanatçının yetmiş yıl boyunca çizime ve el işçiliğine verdiği önemi azaltmadan teknolojiyi yakından takip ettiğinin de çok iyi bir örneği. Tarz ve renk açısından onu modern sanatın en ikonik isimlerinden biri haline getiren 1960’ların Los Angeles havuzlarını konu alan tablolarını andıran çalışmalar, bu kez Fransız kırsalının kışın kaybolup baharla birlikte yeniden yeşeren canlı yeşiliyle hayat buluyor.

İngiltere seyahatimin ilk günlerine eşlik eden ılık havanın yerini rüzgâr ve soğuğa bıraktığı bir günde, Hyde Park’a yaptığım yürüyüşün sonunda soluklanmak ve içimi ısıtmak için Serpentine Bar & Kitchen’a gittim. Mekânın hemen yanında, Serpentine Galleries North’da, resim sanatı tarihinin yaşayan en büyük efsanelerinden David Hockney’nin sergisini görme şansı da yakaladım.















