Deneyim Merkezi Olarak Galeri: Neslişah Mamati'den "İstila"

Galeriler sadece sanatçının oluşturdukları ile izleyici arasında bağ kurma alanı değil bu bağı kurarken izleyiciye kendi deneyimlerinden yola çıkarak düşünme, duyuları harekete geçirme ve sorgulama mekanizmasını devreye geçirme mekandır. Bu bağlamda galerilerde sergilenen çalışmalar kadar izleyicide bırakılan etki “Sanat Nedir?” sorusunun cevaplarından birine dönüşebilir. Tıpkı Neslişah Mamati’nin bir galeriyi “ev” denilen alana dönüştürmesi gibi.

Mimari anlamda “Ev” tüm canlıların kendilerini en güvende hissedecekleri yer olarak oluşmaya başlamış, ardından bireysel özerklikler ve bedensel aktivitelere göre şekillenerek günümüzde kullandığımız 2 oda 1 salon formuna gelmiştir. Koltuk görünce oturulacağını, üzerine uzanabileceğimizi biliriz, bir dolabın içerisinde az çok ne vardır tahmin edebiliriz. Tüm bu gündelik hayatta kullanılanlar ile oluşturduğumuz işlenmiş bilgiler bizlerde bilinmeze yol açmadığı için tıpkı çok iyi bildiğimiz sokaklarda gözü kapalı adres bulmak gibi bir rahatlık oluşturur. Neslişah Mamati bu noktada mekansal kurgu ile devreye girerek, form ve insan psikolojisini irdeleyen, mekanda canlılara ait ritimsel özelliklerden biri olan nefes alıp verme ile canlıyı taklit edip, galeri fikrinden uzak, belleğimizde “ev” olarak kurguladığımız görüntüye yakın ancak bu iki dengede mimik oluşturan bir alan yaratarak izleyiciye değişik bir izlenim sunuyor.












