“İyi”nin manası görece gelebilir fakat biz burada, optimum deneyim mutluluğunu kast ediyoruz. Kültür-sanat merkezi denilince herkesin aklında bir görüntü canlanıyor. Belki akla, farklı büyüklüklerde birkaç salondan oluşan, güzel bir fuayesi olan, bazen tiyatroların bazen konserlerin olduğu çok fonksiyonlu alanlar geliyor. İşin başlangıcına baktığınızda ise pek çok parametre var. Tasarımını yapacağınız yapı tam olarak neye hizmet edecek bilmelisiniz. Bunu bildiğinizde ondan faydalanacak kişilerin ve o merkezi yönetecek kişilerin deneyimlerini en iyi düzeye taşımak üzere çalışırsınız. Örneğin, bir opera binası yapılıyorsa bu salonun akustik tasarımı tamamen bu sanat dalını taşımak yönünde ayarlanmalı. Çünkü, bir operanın, bir senfoni orkestrasının ve bir tiyatro topluluğunun o salondaki akustik alanındaki beklentileri birbirinden çok farklıdır. Şayet aynı salonda çoklu türde etkinlikler yapılması planlanıyorsa akustiğin yine uyarlanabilir optimumda tasarlanması gerekir. Sözün özü, buradaki “iyi” sıfatının altında çok detay yatıyor; uzman görüş ihtiyacı bulunuyor.
Kültürel mimarlıkta uzman bakış açısı nelere fayda sağlıyor? Bulunduğu alan, mahalle ve şehre nasıl katkılar sunabilir?
İlk sorunuzda bununla ilgili biraz fikir vermiş olduk aslında ama genelde aklınıza gelmeyecek bazı alanları düşünen ekip biz oluyoruz; o merkezi işletecek ekibin çalışma koşulları, çalışma alanları, izleyicinin vakit geçireceği fuaye alanlarının konumlandırması, salonlarda bulunan koltukların güvenli aralığı ve yerleşimi vb.