Dharma: Kişinin Kendi Yolunu İzlemesi Üzerine Bir Öğreti

“Değersiz de olsa, kişinin kendi ödevini yapması, başkasının ödevini yapmasından iyidir.” der Bhagavad Gita. Hayat yolculuğunda her birimiz kendimizi farklı şekillerde tezahür ediyoruz. Belki bir florasan ışığının altında, masa başında 20 sene çalışan bir kişinin işinden ayrılıp bambaşka bir alana yöneldiğini duymuşsunuzdur. İşte o kişi kendi dharmasıyla buluşmuş olabilir mi? Gelin dharma öğretisi ve doğuş öyküsünü birlikte inceleyelim.

Arjuna’nın Hikayesi ve Dharma Öğretisinin Doğuşu
Bhagavad Gita en uzun destan olan Mahabharata’nın kalbi olarak geçer. 18 bölüm ve 700 pasajdan oluşmuş bir yazıttır. Sanskrit dilinde yazılmış ve Tanrı’nın Şarkısı anlamına gelir. Kurukşetra Savaşı’nın başlangıcından önce savaş meydanında, Krişna ve Arjuna arasında geçen sohbetten oluşur. Arjuna, Hint mitolojisinde tarihin en iyi savaşçısı olarak geçer. Krişna ise, Hint mitolojisindeki 10 avatardan biridir. Tanrı Vişnu’nun sekizinci yeniden doğuşu olarak da nitelendirilir. Tıpkı Arjuva ve Krişna gibi, Gita’da anlatılan savaş da semboliktir. Aralarında geçen bütün sohbet beden, benlik, bilinç, yaşam ve etik gibi konuları temsil eder.












