Didem Şimşek ile: Tatil Hissini Giymek Üzerine Sohbet

Şimdi gözlerinizi kapatın ve denizden gelen hafif meltemin yüzünüze değdiğini hayal edin. Küçük bir sahil kasabasında uyanıyorsunuz. Odanızın penceresini açtığınızda karşınızda güneş ışıklarıyla parlayan masmavi deniz, uzaktan gelen martı sesleri ve iyot kokusunu taşıyan hafif bir rüzgâr var. O an anlıyorsunuz; tatil aslında sadece gidilen bir yer değil, insanın içine yerleşen bir his. Peki ya o hissi yalnızca birkaç gün yaşamak yerine üzerinizde taşıyabilseydiniz? Son yıllarda moda dünyası da tam olarak bunun peşinde. Artık mesele yalnızca tatil için kombin yapmaktansa tatilin dinginliğini, zarafetini ve özgürlüğünü giyebilmek. İyi bir kumaş, zamansız bir siluet ve bulunduğu coğrafyayla bütünleşen desenler… Bazen bir kıyafet, sizi olduğunuz yerden çok hissetmek istediğiniz yere götürebiliyor. Tam da bu hissin peşindeyken yolum DUAL Atelier ile kesişti. Rise Her Collective sayesinde tanıştığım girişimci Didem Şimşek’in kurduğu marka, ilk bakışta bir mayo ve resortwear markası gibi görünse de aslında çok daha fazlasını anlatıyor. Akdeniz’den ilham alan özgün desenleri, doğaya saygılı üretim anlayışı ve zamansız tasarım anlayışıyla DUAL, sessiz lüksün en zarif örneklerinden biri. Ben de Didem Şimşek ile markasının çıkış hikâyesini, tasarımlarının ardındaki ilhamı ve DUAL‘in bizde uyandırdığı o yaz hissini konuştum.

Bazı yazlar yalnızca takvimde yaşanır. Bazıları ise hafızada. Sabahın ilk saatlerinde denizin üzerine düşen o ipeksi ışık, tuzun teninizde bıraktığı ince iz, uzaktan gelen tekne motorlarının sesi, güneşte ısınmış taşların kokusu… Bir sahil kasabasında zamanın yavaşladığını hissettiğiniz o anlar vardır. Ne giyeceğinizi düşünmezsiniz; sadece bulunduğunuz yere ait hissetmek istersiniz. Belki Fransa’nın güneyinde, Nice’te dar sokaklardan denize iniyorsunuzdur. Belki Cannes’da şezlongdan kalkıp öğle yemeğine geçiyorsunuzdur. Belki de Ege’de, begonvillerin gölgelediği beyaz bir avluda kahvenizi yudumluyorsunuzdur. Mekân değişir ama his aynı kalır. Yaz, sadece gidilen bir mevsim değildir; içine girilen bir ruh hâlidir.














