“Dört Mevsim Divan”: İlhamı Doğadan, Gücü Topraktan

Hiç zamanı gelmeden olgunlaşan bir elma gördünüz mü? Bu soru uzun yıllar önce sorulsaydı, cevap: “Olur mu öyle şey?” olurdu muhtemelen. Şimdi ise her mevsim kıpkırmızı bir elma bulmak mümkün. Peki ama sizce gerçek lüks, her an her şeyi bulabilmekte mi, yoksa güzel şeyler için bekleyebilmekte mi saklı? Divan Grubu en büyük lüksün, zamanı beklenmiş ve toprağından izin alınmış olanı sunmak olduğunu düşünüyor. Bu bakış açısı bize büyüklerimizin doğum günleriyle hasat dönemlerini eşleştirme inceliğini anımsattı. “Eski toprak” birine doğum gününü sorduğumuzda, “fındık toplama zamanında doğmuşum” veya “narlar olduğu vakitte doğmuşum” cevabını alırız hani. Toprağın hafızasına ve tüm takvimlerden daha geçerli olan güvenilirliğine olan inancın kanıtı gibi.
Karşınızda enginar vaktinde enginar yemeye, incir hasadını beklemeye, içi ve dışı aynı renk domatese ulaşabilmeye bir saygı duruşu niteliğinde olan Dört Mevsim Divan. Bu proje sayesinde mevsimin hediyesi ne ise, Divan restoranlarında birer şef tabağına dönüşmüş halde buluyoruz. İlk menü ise toprağın yağmurla buluştuğu, kuşların göç ettiği, hasat vaktinin geldiği, doğanın kendini yeniden şekillendirdiği sonbaharı kutluyor.












