Dr. Tuba Günebak ile Şehre Dönüş: Sağlıklı Tavsiyeler

Eylül ayının gelişi ile hepimiz şehre geri döndük. Bir yandan şehir; yepyeni festivaller, sergiler ve konser programları ile bizi dolu dolu beklerken bir yandan ise hızlı hayatlarımıza kaldığımız yerden sağlıklı bir şekilde devam edebilmek için dikkat etmemiz gerekenler bulunuyor. İşte, tam da bu noktada Macroonline ile sevgili Dr. Tuba Günebak’a ulaştık ve hem bizim hem de çocuklarımız için şehrin hızına adapte olma sürecimizi nasıl daha sağlıklı geçirebiliriz diye sorduk. Basit ve güçlü hamleler ile Dr. Tuba Günebak’ın önerileri aşağıda!

Sonbaharın Mottosu: Akıllı Yemek
Francois de la Rochefoucauld’un çok sevdiğimiz bir sözü var: “ Yemek yemek bir zorunluluktur ama akıllı yemek yemek bir sanattır.”. Bu sonbaharın mottosu “akıllı yemek yemek” olsun. Hazan mevsimine hazırlanırken mikrobiyotamızı kuvvetlendirelim. Mikrobiyotayı kuvvetlendirmenin yolu probiyotik besinleri tüketmekten geçiyor. Probiyotik kelimesi Latince kökenli olup “yaşam için“ anlamına geliyor. Probiyotikler sağlığımızı destekleyen, vücudumuzda bizimle ahenk içinde yaşayan, doğru koşullar sağlandığında çoğalan, vücut direncimizi artıran, sindirim sisteminin ve özellikle de bağırsakların dostu, duygu durumumuzu iyi yönde destekleyen (depresyon ve anksiyeteden yani huzursuzluktan koruyan), hafızayı güçlendiren mikroorganizmalar arasında yer alıyor. Fermente besinler probiyotik özellik taşıyorlar. Örneğin; turşu, probiyotik yoğurt, kefir, boza gibi. Turşular içinde Sauerkraut süper besin olarak tüm dünyada nam salmış, bir tür lahana turşusu ve kuvvetli probiyotik özellik taşıyor. Almanya’da her yıl 200.000 ton lahananın işlenip “Sauerkraut”a yani lahana turşusuna dönüştürüldüğünü biliyor muydunuz?














