Drop: Teknolojiyle Sinemanın Mücadelesi

Happy Death Day ve Freaky gibi işleriyle tanınan Christopher Landon tarafından yönetiliyor Drop. Senaryosu ise Jillian Jacobs ve Chris Roach imzası taşıyor. Hikaye, flört uygulamaları üzerinden başlayan sıradan bir buluşmanın kısa sürede ölüm kalım meselesine dönüşmesini konu alıyor. Dijital gözetim, kontrolsüz veri paylaşımı ve teknoloji üzerinden kurulan tehdit dili, filmin gerilim duygusunu şekillendiren başlıca unsurlar. Oyuncu kadrosunda ise The White Lotus’tan tanıdığımız Meghan Fahy başrolde yer alıyor; ona Brandon Sklenar ve Violett Beane eşlik ediyor.

Teknoloji elbette korkutucu olabilir, yeni nesil gerilim filmleri de bu konuyu kullanmayı seviyor haliyle. Ama Drop, teknolojinin değil, teknolojinin sinemaya yediriliş biçiminin korkutucu olduğunu hatırlatıyor… Filmin açılışı güçlü: bekar bir anne, ilk randevusu, bir mesajla gelen saçma sapan bir tehdit… Ancak bu ilginç çıkış, filmin ikinci yarısında tahmin edilebilirlik denizine yelken açıyor. Christopher Landon’ın eli korku-gerilim sularında alışkın, ama burada o el bir yerden sonra titriyor. Çünkü filmi asıl taşıması gereken “ne yapmalı?” sorusu, “hadi bitsin artık”a evriliyor. Seyircinin gerilimini değil sabrını test eden sahnelerle baş başa kalıyoruz.










